Portekiz'in Noel Arifesi Morina Geleneği: Kökenleri ve Ulusal Kimlikteki Yeri
Düzenleyen: Vera Mo
Portekiz'de, 24 Aralık gecesi kutlanan Consoada, sarsılmaz bir gelenekle, 'bacalhau' adı verilen morina balığı tüketimiyle karakterize edilmektedir. Bu uygulama, kökleri Orta Çağ'a dayanan ve Noel ile Paskalya gibi büyük dini bayramlar öncesinde etten uzak durulmasını gerektiren Hristiyanlık oruç geleneğine dayanmaktadır. Kutsal Litürji'den sonra orucu bozma eylemi, bu özel geceyi belirleyen bir ritüeldir ve morina, bu ritüelin merkezinde yer alır.
Kurutulmuş ve tuzlanmış morina, o dönemde ülkenin herhangi bir yerinde kolayca muhafaza edilebilen ve uygun fiyatlı bir deniz ürünü olması sebebiyle bu kutlamanın ana lezzeti haline gelmiştir. Soğutma sistemlerinin yaygınlaşmasından önce, bu koruma yöntemi, ülke içindeki ulaşım ve depolama zorluklarının üstesinden gelmede kritik bir rol oynamıştır. Portekiz mutfağında binlerce morina tarifi olduğu öne sürülmektedir ve bu, bacalhau'nun sadece özel günlerde değil, günlük yaşamda da ne denli merkezi bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
Bu gelenek ulusal çapta benimsenmiş olsa da, tüketimi ilginç bir şekilde ülkenin Kuzey bölgesinde başlamıştır. Ramalho Ortigão'nun 1882 tarihli 'Natal Minhoto' adlı eseri, Kuzey'deki bir Noel ziyafeti sofrasının zenginliğini tasvir ederken, o dönemdeki hazırlığın 'Bacalhau à Provençal'a daha yakın olduğunu belirtmektedir. Öte yandan, Alentejo veya Funchal gibi diğer bölgeler, geleneksel olarak orucu bozmak için et bazlı yemekleri veya 'canja'yı (bir tür tavuk suyu çorbası) tercih etmekteydi; Alentejo'da başlangıçta domuz eti, Funchal'da ise domuz eti, canja ve bir kadeh şarap yaygındı.
Morina tüketiminin ulusal çapta yaygınlaşması, büyük ölçüde İkinci Dünya Savaşı sonrasına, Estado Novo rejimi dönemine denk gelmektedir. Bu rejim, morinayı Portekiz halkının tevazu ve sadeliğinin bir simgesi olarak görerek, tedarikini dahi düzenlemiştir. Estado Novo, Portekiz'de 1933'ten 1974'e kadar süren ve António de Oliveira Salazar'ın kurduğu otoriter bir dönem olarak bilinir. Rejimin bu yiyeceği benimsemesi, ulusal kimlik inşası bağlamında sembolik bir anlam taşımıştır.
Dilbilimci Marco Neves, 'bacalhau' kelimesinin etimolojisine değinerek popüler bir teoriyi çürütmüştür. Morina balıkçılığında Baskların tarihsel önemi nedeniyle kökenin Baskça ('bakailao') ile ilişkilendirilmesi doğal olsa da, Neves somut verilerin bu bağlantıyı desteklemediğini belirtmektedir. Neves'in önerisine göre, kelime büyük olasılıkla Kuzey Avrupa'dan, özellikle de 12. yüzyılda Hollandaca'da görülen bir kökenden gelmektedir. Bu kelime, dilsel olarak güneye doğru ilerleyerek 16. ve 17. yüzyıllar arasında İber Yarımadası'na ulaşmış, Baskça'daki ilk yazılı kaydı ise ancak 17. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu durum, kültürel unsurların farklı coğrafyalardan etkilenerek ulusal kimliğin bir parçası haline gelebileceğinin çarpıcı bir örneğidir.
Portekiz'in denizcilik geçmişi, keşifler çağında bacalhau'nun önemini artırmıştır; zira tuzlama ve kurutma yöntemleri, uzun deniz yolculuklarında dayanıklı bir besin kaynağı sağlamıştır. Ülkenin zengin mutfak kültürü, pirinç, patates ve deniz ürünlerini yoğun olarak kullanır ve Portekizlilerin yılın her günü için farklı olmak üzere 365'e yakın bacalhau tarifi pişirebildiği söylenir. Bu geleneksel derinlik, Consoada sofrasını Portekiz kültürünün ayrılmaz bir parçası yapmaktadır.
12 Görüntülenme
Kaynaklar
SAPO
Notícias ao Minuto
O Vilaverdense
ECO
24 Notícias
Rádio Observador
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?
Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
