Avrupa Parlamentosu'ndan Sığınmacıların 'Güvenli Üçüncü Ülkelere' Aktarılmasını İçeren Göç Kurallarında Sıkılaştırma Onayı

Düzenleyen: Tatyana Hurynovich

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği'nin göç mevzuatını önemli ölçüde sıkılaştıran iki temel düzenlemeyi resmen onayladı. Bu karar, Haziran 2024'te kabul edilen AB Göç ve İltica Paktı'nın hayata geçirilmesinde kritik bir aşamayı temsil ediyor. Yeni düzenlemelerin merkezinde, sığınma başvurusunda bulunan kişilerin başvurularının değerlendirilmesi amacıyla sözde 'güvenli üçüncü ülkelere' transfer edilmesine olanak tanıyan bir mekanizmanın devreye sokulması yer alıyor. Bu değişiklik, başvuru süreçlerinin dış kaynaklara devredilmesi modeline geçişi işaret etmekte olup, insan hakları savunucularından ciddi eleştiriler almıştır.

Onaylanan ilk yönetmelik, Birleşik Krallık'ın 'Ruanda Modeli' olarak bilinen girişimine benzer bir yapının yasal zeminini oluşturmaktadır. Bu hükme göre, sığınmacılar, ilgili anlaşmaların yapılması koşuluyla, başvurularının işleneceği önceden belirlenmiş güvenli üçüncü ülkelere doğrudan gönderilebilecek. Olumlu karar almaları halinde, bu kişiler AB üye devletinde değil, transfer edildikleri üçüncü ülkede yaşamaya devam edecekler. İtalya'nın Arnavutluk ile benzer bir anlaşma imzalaması emsal teşkil etmişken, Avrupa Komisyonu bu tür transferler için yasal çerçeveyi muhtemelen basitleştirmek amacıyla incelemeyi 2025 yılının ortalarına kadar sürdürmeyi planlıyor.

İkinci düzenleme ise, daha önce üye devletlerin kendi başlarına yürüttüğü dağınık ulusal listelerin yerine geçecek, zorunlu bir AB çapında 'güvenli üçüncü ülkeler' listesinin oluşturulmasını öngörüyor. Bu birleşik listede Tunus, Fas veya Mısır gibi ülkeler yer alabilir. Hatta, Haziran 2025'te gözden geçirilecek taslak kurallara göre, sığınmacıların yalnızca transit geçtiği veya hiç ziyaret etmediği ülkeler dahi 'güvenli' olarak sınıflandırılabilecek. Avrupa Komisyonu'nun başlangıçta önerdiği genel listede Bangladeş, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Kosova, Fas ve Tunus bulunuyordu.

Avrupa Parlamentosu'ndaki siyasi tablo, bu konuda belirgin bir ayrışmayı gözler önüne serdi: Aşırı sağ ve sağ partiler, göç rejiminin sıkılaştırılmasını güçlü bir şekilde destekledi. Özellikle Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Almanya için Alternatif (AfD) bu tedbirlere lehte oy verirken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller karşı çıktı. Reform eleştirileri, insan hakları yapıları ve sol politikacılardan gelmektedir. Avrupa Kiliseler Konferansı Göç Komisyonu Genel Sekreteri Torsten Moritz, iltica hakkının fiilen iptal edildiğini belirtti. Almanya Sol Partisi üyesi Clara Bünger, uygulamanın Mültecilerin Hukukuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi'nin hükümlerini ihlal edebileceği endişesini dile getirdi. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Partisi üyesi Eric Marquart, siyasi baskıların yaygın olduğu bildirilen Mısır gibi ülkelere 'güvenli' statüsü verilmesinin hukuki ve insani açıdan şüpheli olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) de transfer süreçlerinde temel hakların korunması için yasal güvencelerin artırılması çağrısında bulundu.

Reform paketinin tamamının, genel Göç ve İltica Paktı ile eş zamanlı olarak Haziran 2026'da yürürlüğe girmesi planlanıyor. Avrupa Komisyonu ile üye devletler arasındaki bu iki mevzuat metni üzerindeki müzakerelerin ise Aralık 2025'te yapılması öngörülüyor. Reformun tarihsel kökleri, 2015-2016 göç krizine dayanmaktadır; bu dönemde artan sığınmacı akışı, 'Dublin Sistemi'nin AB ülkeleri arasındaki sorumluluk belirlemede yetersiz kaldığını ortaya çıkarmıştı. Nisan 2024'te kabul edilen daha geniş kapsamlı reform çerçevesi dahilinde, biyometrik verilerin depolanması için ortak ve büyük ölçekli bir BT sistemi olan Eurodac'ın kurulması da öngörülmüştür. Ek olarak, sığınmacıları kotalar dahilinde kabul etmeyi reddeden üye devletler, bunun yerine mali yardım sağlayarak durumu telafi edebileceklerdir.

16 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Deutsche Welle

  • Aktifhaber

  • European Parliament

  • ETIAS.com

  • Harici

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.