Avrupa Birliği Yeni Üyeler İçin Veto Hakkı Olmayan Kademeli Üyelik Modelini Tartışıyor

Düzenleyen: Tatyana Hurynovich

Avrupa Birliği koridorlarında, aday ülkelerin ilk aşamalarda veto yetkisinden feragat etmesini öngören yeni bir üyelik modeli üzerine yürütülen kapalı kapı görüşmeleri hız kazandı. "Kademeli" veya "asimetrik" entegrasyon olarak adlandırılan bu stratejik yaklaşım, yeni üye devletlerin tek pazar ve serbest dolaşım gibi AB'nin sunduğu temel avantajlara erken erişim sağlamasını hedefliyor. Ancak bu öneri çerçevesinde, aday ülkelerin Birlik içinde kapsamlı kurumsal reformlar tamamlanana kadar tam oy kullanma ve veto haklarının geçici olarak askıya alınması planlanıyor.

Bu alternatif katılım modelinin gündeme gelmesindeki temel itici güç, 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya yönelik başlattığı saldırganlığın yarattığı jeopolitik zorunluluklardır. Mevcut sistemdeki oybirliği şartı, kritik kararların alınmasında ciddi bir engel olarak görülürken, bu durum Nitelikli Çoğunluk Oylaması (NÇO) mekanizmasının kapsamının genişletilmesi yönündeki çağrıları artırıyor. Federal Meclis (Bundestag) Avrupa İşleri Komitesi Başkanı Anton Hofreiter, AB'nin iç işleyişinde tıkanıklık yaşanmaması için gelecekteki üyelerin kurumsal reformlar gerçekleşene dek veto haklarından geçici olarak vazgeçmeleri gerektiğini vurguladı.

Batı Balkan ülkeleri ile Ukrayna ve Moldova cephesinde ise bu yeni modele dair farklı yaklaşımlar sergileniyor. Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek (BiH) liderleri, böyle bir senaryoyu kabul etmeye hazır olduklarını kamuoyuna duyurdular. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić bu modeli tek pazara erişim için bir güvence olarak görürken, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama gelecekteki genişlemelerde veto hakkından feragat etmeyi ilkesel olarak kabul etti. Aralık 2022'de adaylık statüsü alan Bosna-Hersek'in Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković ise bu adımın yatırımları artıracağını ve yaşam standartlarını yükselteceğini savunuyor.

Öte yandan, tüm aday ülkeler bu tür tavizlere sıcak bakmıyor. Müzakereleri 2026 yılı sonuna kadar tamamlamayı hedefleyen Karadağ, eşit haklara sahip tam üyelik konusunda ısrarcı bir tutum sergiliyor. 2004 yılında üyelik başvurusunda bulunan Kuzey Makedonya'nın, modelin kabul edilmesi durumunda 2027 yılından itibaren karar alma süreçlerinde sınırlı yetkilerle kurumsal temsiline başlanabileceği belirtiliyor. Kosova ise üyelik için resmi başvurusunu 2022 yılında gerçekleştirmişti.

Genişlemeden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Marta Kos, mevcut AB Antlaşmalarının "ikinci sınıf üyelik" kavramına izin vermediğini ve her türlü genişlemenin Birliğin hareket kabiliyetini kısıtlamak yerine güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Hukuki boyut hala en kritik mesele olarak masada duruyor; zira mevcut kurucu antlaşmalar bu tür bir üyelik formuna dair hükümler içermiyor ve bu durum ciddi kurumsal değişiklikler gerektiriyor. Avrupa Parlamentosu'nda oybirliğine olan bağımlılığı azaltmayı amaçlayan reform süreci başlatılmış olsa da, bu dönüşümün birkaç yıl sürebileceği öngörülüyor. Nitelikli Çoğunluk Oylaması (NÇO) sistemine geçilmesi, kararların AB nüfusunun %65'ini temsil eden 15 ülkenin onayıyla alınmasına olanak tanıyarak oybirliği zorunluluğuna bir alternatif sunacak.

Analistler, bu değişimin genişleme sürecindeki tıkanıklığı önlemek adına atılmış pragmatik bir adım olduğunu, ancak siyasi şartların nihai halinin henüz netleşmediğini belirtiyor. Bu süreçte AB, ekonomik uyumu hızlandırmak amacıyla Batı Balkanlar'a yönelik 6 milyar avroluk Büyüme Planı gibi araçlarla finansal destek sağlamaya devam ediyor. Bu mali teşvikler, aday ülkelerin resmi üyelik öncesinde ekonomik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

13 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Radio Slobodna Evropa

  • EUalive

  • Kosovo Online

  • European Western Balkans

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.