
Hungary seçimleri 2026
Paylaş
Yazar: Aleksandr Lytviak

Hungary seçimleri 2026
Macaristan'da 12 Nisan 2026 tarihinde sadece Viktor Orbán'ın kaderi belirlenmiyor. Bu seçimler, ülkenin AB ve NATO ile daha yakın bir bağa geri dönüp dönemeyeceğinin ya da Avrupa Birliği içindeki ana huzur bozucu güç olarak kalıp kalmayacağının bir testi gibi görünüyor.
Orbán'ın eski müttefiki ve Tisza partisinin lideri Péter Magyar, bu seçimleri ülkenin dış politika ve medeniyet rotasına dair bir "referandum" olarak nitelendiriyor. Bu sadece süslü bir ifade değil. Orbán 2010'dan beri iktidarda ve mevcut yarış, on beş yıllık süredeki en ciddi sınavı olarak kabul ediliyor. 12 Nisan için parlamentodaki 199 koltuğun tamamı için seçimler planlandı ve uzun yıllar sonra ilk kez muhalefetin sembolik değil, gerçek bir şansı bulunuyor.
Merak neden gerçeğe dönüştü? Çünkü bu artık sosyal medyadaki bir protesto değil, seçim haritasındaki bir değişim. Birkaç bağımsız ankete göre Tisza, Nisan ayı başında kararlı seçmenler arasında Fidesz'in 19–23 yüzde puan önündeydi. Özellikle yaşa dayalı kırılma dikkat çekici: 30 yaşın altındaki Macarlar arasında %60'tan fazlası Magyar'ı desteklerken, Fidesz yaklaşık %15 alıyor. İktidar için bu endişe verici bir sinyal: Genç seçmenler sadece sistem yorgunluğuna karşı değil, aynı zamanda ülkenin Moskova ile Brüksel arasında sıkışıp kaldığı hissine karşı da oy kullanıyor.
Ancak bu, alışılagelmiş haliyle bir "liberaller muhafazakarlara karşı" hikayesi değil. Orbán, kampanyasını Macaristan için asıl tehdidin Rusya değil, kendi versiyonuna göre ülkenin egemenliğine tecavüz eden Avrupa Birliği olduğu tezi üzerine kuruyor. Magyar ise farklı bir yanıt veriyor: Daha Batılı bir rota, kurumlara olan güvenin yeniden tesis edilmesi ve Moskova ile pragmatik ancak artık siyasi olarak bağımlı olmayan ilişkiler vaat ediyor. Okuyucu için buradaki soru basit: Macaristan hem AB içinde kalıp hem de aynı zamanda onunla sürekli çatışmayı iç politikasının temeli haline getirebilir mi?
Avrupa için riskler oldukça somut. Brüksel, yıllardır hukukun üstünlüğü, yolsuzluk riskleri ve dondurulan AB fonları nedeniyle Budapeşte ile tartışıyor; daha önce serbest bırakılan paraların bir kısmı üzerindeki anlaşmazlık ise henüz sona ermedi. Paralel olarak Orbán, Mart ayında Ukrayna'ya yönelik €90 milyar tutarındaki büyük yardım paketini tekrar bloke etti ve yeni baskı araçlarını kullanmaya hazır olduğunu açıkça belirtti. Bu nedenle Brüksel'de Macaristan seçimleri bir iç dram olarak değil, Ukrayna, Rusya ve AB birliği konusundaki tüm Avrupa politikası için potansiyel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Sırada ne var? Tisza birinci gelse bile bu, Orbán sisteminin anında tasfiye edilmesi anlamına gelmiyor: Ülkedeki kutuplaşma muazzam ve kampanya en yüksek gerilim seviyesinde belirleyici haftaya giriyor. Ancak şimdiden başka bir şey netleşti: Bu seçimler sadece Budapeşte için önemli değil. Avrupa'nın merkezinde, uzun süre değişmez görünen bir modelin siyasi olarak yenilip yenilemeyeceğini gösterecekler. Ve bu, muhtemelen bu hikayedeki en önemli haber.
euronews