Yürüme Hızı: Bilişsel Sağlık ve Yaşlanma Sürecini Gösteren Biyobelirteç
Düzenleyen: Olga Samsonova
Psikolog Alexander Nigel William Taylor ve spor bilimleri uzmanı Marco Arcestein tarafından yürütülen araştırmalar, yürüme hızının genel sağlık için basit ve kolayca erişilebilir bir biyobelirteç olarak önemini vurgulamaktadır. Bu uzmanlar, yürüme hızının motor, görsel ve sinir sistemi işlevlerinin kesişim noktasını yansıtan karmaşık bir gösterge teşkil ettiğini belirtmektedir. Yürüme hızı, sadece kas-iskelet sistemiyle ilgili bir ölçüm olmanın ötesinde, beynin sağlığı hakkında da bilgi sunmaktadır.
Normal yürüme hızı, iyi bir fiziksel kondisyonla ilişkilendirilir ve saniyede yaklaşık 1 ila 1,4 metre (saatte yaklaşık 5 kilometre) civarındadır; bu hız korunmuş kas gücü ve dayanıklılıkla doğrudan bağlantılıdır. Duke Üniversitesi'nde yürütülen ve Dunedin Çok Disiplinli Sağlık ve Gelişim Çalışması katılımcılarını içeren bir araştırma, yürüme hızının orta yaşta bile yaşam boyu yaşlanmanın bir özet indeksi olduğunu ve kökenlerinin çocukluktaki merkezi sinir sistemi eksikliklerine dayanabileceğini göstermiştir. Bu çalışmada, daha yavaş yürüyen 45 yaşındaki katılımcıların, daha hızlı yürüyenlere kıyasla daha zayıf el kavrama gücüne sahip olduğu ve sandalyeden kalkmada daha fazla zorluk yaşadığı gözlemlenmiştir.
Saniyede 0,8 metrenin altındaki yavaş bir yürüme hızı, hızlanmış yaşlanmayı, azalmış kas gücünü ve kronik hastalıklar ile mortalite de dahil olmak üzere uzun vadeli sağlık risklerinin arttığını işaret eder. Pittsburgh Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, 75 yaşındaki erkeklerde en hızlı yürüyüş hızına sahip olanların %87 hayatta kalma şansı varken, en yavaş yürüyenlerde bu oranın %19'a düştüğünü ortaya koymuştur. Ayrıca, yavaş yürüme hızına sahip bireylerin beyinlerinin daha küçük olduğu ve hayati yapılarda farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Yürüme hızındaki bu düşüş, kalp krizi, inme ve bunama risk faktörleri olan beyaz madde hiperintensiteleri gibi yaşlı yetişkinlerde görülen belirtilerle ilişkilendirilmiştir.
Uzmanlar, bilişsel rezervi daha iyi değerlendirmek amacıyla bireylerin yürürken bir zihinsel görev de yerine getirdiği bir 'çift görev' testinin kullanılmasını önermektedir. Davranış bilimciler, yürüme hızını beyin ve vücutta olup bitenlere dair canlı bir ipucu olan bir "davranışsal biyobelirteç" olarak tanımlamaktadır. Hızlı yürüme, daha iyi işlem hızına, daha keskin çalışma belleğine ve hatta daha güçlü planlama yeteneğine bağlanmıştır.
Sonuç olarak, yürüme hızının izlenmesi, yaşa bağlı değişikliklerin erken tespiti ve fiziksel aktivite ile genel refah konularında zamanında müdahale için değerli, invaziv olmayan bir araç sunmaktadır. UK Biobank katılımcılarından elde edilen büyük ölçekli veriler, bilek sensörü tabanlı dijital biyobelirteçlerin, geleneksel klinik testlere kıyasla yaralanmalı düşmeleri tahmin etmede ve nörolojik/ruh sağlığı koşullarını belirlemede üstün doğruluk gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu tür nesnel ölçümler, bireyin fonksiyonel bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin kritik bir göstergesi olan günlük yaşam yürüme performansının objektif olarak değerlendirilmesini sağlamaktadır.
10 Görüntülenme
Kaynaklar
championat.com
Zakon.kz
Здоровье Mail
Чемпионат
Osnmedia.ru
Наука Mail
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
