Nörobilimci Castellanos: Bilinçli Nefesin Beyin Şekillendirme ve Tükenmişlikle Mücadeledeki Rolü

Düzenleyen: Elena HealthEnergy

Nörobilimci Nazareth Castellanos'un 2025 yılındaki araştırmaları, bilinçli nefesin beyni yeniden yapılandırmak ve gereksiz acıları azaltmak için fiziksel olarak erişilebilir bir yöntem olduğunu vurgulamaktadır. Madrid Complutense Üniversitesi'nde (UCM) Kürsü sahibi olan ve Nirakara Laboratuvarı'nda çalışmaları yöneten Castellanos, bu bilimsel çalışmalarla bireylerin kendi beyinlerini bilinçli olarak şekillendirebileceği fikrini temel almaktadır. Bu öz-şekillendirme kavramı, İspanyol sinirbilimin kurucusu Santiago Ramón y Cajal'ın "Herkes, eğer isterse, kendi beyninin heykeltıraşı olabilir" sözüyle paralellik göstermektedir.

Castellanos, Cajal'ın bu görüşünü, gerçek 'ikamet etme'nin öz-şefkat yoluyla gerçekleştiğine dair Martin Heidegger'in felsefi fikriyle birleştirmektedir. Castellanos'un "Kelebeklerin Yaşadığı Köprü" (El puente donde habitan las mariposas) adlı eseri, nörobilimi felsefeyle harmanlayarak solunum yoluyla öz-bakımı teşvik etmektedir. Araştırmaları, sadece nefesi gözlemlemenin bile, bilinçdışı ve bilinçli işleme arasında geçiş yapmak için kritik olan anterior singulat korteksi (ACC) diğer düşüncelerden daha güçlü bir şekilde aktive ettiğini göstermektedir. ACC, dikkatin dağıldığını bildiren bir iç gözcü görevi görerek meditasyon sırasında zihin dağınıklığını tespit etmede merkezi bir rol oynamaktadır.

Araştırmalar ayrıca, nefese dikkat etmenin, beynin derin ve yüzey kısımlarını ayıran ve bilişsel süreçler için hayati önem taşıyan bu bölgeyi harekete geçirdiğini ortaya koymuştur. Castellanos, kaygı merkezi olan amigdala bölgesini gevşettiği bilinen özel bir nefes düzeni önermektedir: Üç saniye nefes alıp altı saniyede yavaşça vermek. Bu yavaşlatılmış nefes verme eylemi, aynı zamanda analjezik özellikler açısından da incelenmektedir; bu durum kronik ağrı yönetiminde faydalar olabileceğini düşündürmektedir. Tokyo Üniversitesi'nden araştırmacılar, nefes verme süresinin nefes alma süresinden daha uzun olduğunda amigdalanın gevşediğini ve anksiyeteye karşı tepkinin azaldığını göstermiştir. Bu yavaşlama kardiyovasküler faydaların yanı sıra ağrı kesici etkiler de sunmaktadır.

Avrupa toplumunun %70'inin tükenmişlik bildirdiğini belirten Castellanos, vücut farkındalığı tekniklerinin okul müfredatlarına halk sağlığı zorunluluğu olarak entegre edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Kendisi, derin sinir sistemi onarımı için nörobilimsel bir durum olan 'sinaptik durgunluğu' basit yorgunluktan ayırmaktadır. Castellanos, yirmiden fazla yıldır araştırmalarını sürdürmekte olup, son on yılda özellikle solunumun nöronal dinamikler üzerindeki etkisini incelemektedir. Nirakara Laboratuvarı, UCM ile birlikte Mindfulness Yüksek Lisans programını koordine etmekte ve bilişsel nörobilim ile mindfulness alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Normalde dakikada 15-20 kez nefes alındığını belirten Castellanos, sakin durumdayken optimum genel sağlık için bu sayının dakikada 10 nefese düşürülmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu yavaşlamış solunum farkındalığı, beyin, kalp ve diğer iç organların daha verimli çalışmasına yardımcı olur. Bu yaklaşım, zihinsel sağlığın yalnızca beyne bağlı olmadığı, aynı zamanda vücut duruşu, solunum ve bağırsaklarla sürekli bir diyalog içinde olduğu fikrini destekleyen vücudun nörobilimini temel alır. Castellanos, kişisel dönüşümün hem niyet hem de dış koşullara bağlı olduğunu kabul ederek, bu bilimsel temelli araçlarla toplumsal tükenmişliğe karşı mücadelede somut bir yol haritası sunmaktadır.

63 Görüntülenme

Kaynaklar

  • EL PAÍS

  • Casa del Libro

  • Ediciones Siruela

  • PenguinRandomHouse.com

  • YouTube

  • YouTube

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?

Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.