Yatak Başucundaki Cep Telefonu Kullanımı Uyku Kalitesini ve Uzun Ömür Hedeflerini Nasıl Etkiliyor?

Düzenleyen: Olga Samsonova

Uzun ömür uzmanları, 2026 yılı itibarıyla mobil cihazların yatak yakınına konulmasının dinlendirici uyku kalitesini ve beyin sağlığını ciddi ölçüde tehlikeye attığı yönündeki uyarılarını sürdürmektedir. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, akıllı telefon ekranlarından yayılan parlak ışığın, gece dinlenmesi için hayati önem taşıyan melatonin hormonunun salgılanmasını aktif olarak geciktirdiğini veya tamamen durdurduğunu belirtmektedir. Bu melatonin baskılanması, cihazlar uçak modundayken veya düşük radyasyon yayarken dahi devam edebilmekte, bu durum uykuya dalmayı zorlaştırıp uykunun bölünmesine yol açabilmektedir.

Gece boyunca mobil uyaranlara maruz kalmak, beyin dalgalarını değiştirerek derin uyku evrelerine geçişi engellemekte ve genel dinlenme kalitesini düşürmektedir. Uzun ömür danışmanı Diego Suárez, bireylerin beyinlerinin kritik gece onarım süreçlerini başlatabilmesi için mutlak karanlık ve sıfır radyasyon ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulamaktadır. Suárez, bu nedenle telefonların yataktan en az iki metre uzağa konumlandırılmasını önermektedir. Melatonin seviyelerindeki düşüş, beyin rejenerasyonunun kesintiye uğraması durumunda uzun vadede sonuçlar doğurabilir.

Araştırmalar, yatakta telefonla vakit geçirme eğiliminin uyku hijyeni açısından zayıf bir alışkanlık olduğunu ve bunun genel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir. Örneğin, yatmadan önceki iki saat içinde elektronik ekranlara bakan katılımcıların, bakmayanlara kıyasla akşamcıl kronotipine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu durumun uzun vadeli etkileri arasında bağışıklık sisteminin zayıflaması, obezite riskinin artması ve hormon dengesizlikleri yer almaktadır.

Uzman Psikolojik Danışman Fatma Kaya, ekranlardan yayılan LED ve mavi ışığın beyne gündüz algısı vererek uykuyu erteleme ihtiyacı doğurabileceğini ifade etmiştir. Uyku tıbbı uzmanı Dr. Patricio Escalante de bu ışığın uykuya geçişi potansiyel olarak geciktirebileceğini belirtmektedir. Sonuç olarak, gece mavi ışığa kronik maruziyet, sirkadiyen faz ve döngü süreleri üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezi olan kaliteli uykunun korunması için teknolojik cihaz kullanım alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Telefonları alarm olarak kullanma alışkanlığını sürdürmek isteyenler için uzmanlar, doğal ışık özelliklerine sahip geleneksel bir çalar saat modeline geçiş yapılmasını tavsiye etmektedir. Yatmadan en az bir saat önce cihaz kullanımını sonlandırmak, vücudun melatonin salgısını artırarak uykuya geçişi kolaylaştırır. Ayrıca, yatak odasında telefon bulundurmak yerine farklı bir odada şarj etmek, gece gelen en küçük bir bildirimin bile derin uykuya geçişi engelleyebileceği gerçeği göz önüne alındığında, uyku kalitesini artırmak için atılabilecek önemli bir adımdır. Bu tür düzenlemeler, sadece uyku kalitesini değil, aynı zamanda dikkat, hafıza ve duygusal dengeyi de destekleyerek genel uzun ömür çabalarına katkı sağlamaktadır.

11 Görüntülenme

Kaynaklar

  • HERALDO

  • C5N

  • AS.com

  • Heraldo de Aragón

  • Información

  • National Geographic

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.