Dev Hayalet Denizanası Şaşırtıcı Sığ Sularda Gözlemlendi

Düzenleyen: Olga Samsonova

Okyanusların en az bilinen sakinlerinden biri olan ve bilimsel adı *Stygiomedusa gigantea* olan dev hayalet denizanası, varlığından bu yana yalnızca yaklaşık 126 kez kayda geçirilmiştir ve bu da onu derin deniz araştırmalarının önemli bir gizemi yapmaktadır. Bu devasa Knidliler, on metreyi aşabilen yassı kollara sahiptir; ancak Monterey Körfezi Akvaryum Araştırma Enstitüsü (MBARI) bünyesindeki bilim insanları, uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV'lar) aracılığıyla bu nadir canlıların ortaya çıkışlarından sürekli yeni bilgiler edinmektedir. Bu canlıların en belirgin özellikleri arasında, çapı bir metreyi geçebilen çanları ve avlarını (küçük balıklar ve kabuklular) yavaşça sarmak için kullandıkları dört uzun, yassı kolu bulunur. Ayrıca, çoğu denizanasının aksine, bu türün bilinen bir yakıcı hücresi olmaması, onu daha da esrarengiz kılmaktadır.

Son dönemdeki araştırmalar, bu türün derinlik dağılımına dair köklü varsayımları sorgulamaktadır. Geleneksel olarak 1.000 ila 3.000 metre derinlikler arasında tespit edilen *S. gigantea*'nın yeni gözlemleri, özellikle yüksek güney enlemlerinde çok daha geniş bir aralık sergilediğini göstermektedir. Viking Keşifleri'ne ait *Viking Octantis* gemisinden kullanılan denizaltılarla yapılan çalışmalarla *Polar Research* dergisinde yayımlanan bir araştırmada, Antarktika Yarımadası açıklarında 80 ila 280 metre derinliklerde bu canlılarla karşılaşmalar belgelenmiştir. Bilim insanları, Antarktika'daki mevsimsel değişimlerin avlarını yüzeye daha yakın bir konuma itebileceğini ve bunun da denizanasını yukarı çekebileceğini öne sürmektedirler. Bu sığ sulardaki gözlemler, Viking Keşifleri bilim insanları Daniel M. Moore, Anna Elina Fink, Eva Prendergast ve Antony Gilbert tarafından yayımlanan bir makaleyle bilim dünyasına sunulmuştur.

Bu jelatinimsi devler, ekosistemde önemli omurgasız yırtıcılar olarak kabul edilmekle birlikte, aynı zamanda mikro habitatlar olarak da tanınmaya başlanmıştır. Kaliforniya Körfezi'nde, *Thalassobathia pelagica* adlı bir balığın, denizanasının çanını sığınak olarak kullandığı gözlemlenmiştir; bu durum, türün Arktik hariç dünya okyanusları genelindeki ekolojik önemini vurgulamaktadır. İlk örneği 1899'da toplanan *S. gigantea*, ancak 60 yıl sonra yeni bir tür olarak tanımlanmıştır. MBARI'nin ROV'ları binlerce dalış kaydetmiş olmasına rağmen, bu tür yalnızca dokuz kez görülmüştür. Bu canlıların kırmızımsı-mor tonlardaki ipeksi görünümü, derin denizdeki karanlık arka plana karşı görsel olarak tespit edilmelerini zorlaştırmaktadır. Ayrıca, bu türün yaşam döngüsü ve üreme biyolojisi gibi temel konular hala büyük ölçüde bir sır olarak kalmaya devam etmektedir.

Bu nadir türün incelenmesinde, geleneksel ağ avcılığının denizanası dokusunu jelatinimsi bir kütleye dönüştürmesi nedeniyle, ROV'lar tarafından sağlanan yüksek çözünürlüklü video kayıtları, onların doğal ortamlarında sağlam hallerini incelemek için kritik bir araç olmuştur. Schmidt Okyanus Enstitüsü'nün R/V Falkor (too) gemisiyle yapılan bir keşifte, Antarktika Yarımadası'ndaki George VI Buz Sahanlığı'ndan kopan dev bir buzdağının açtığı yeni erişilebilir alanda da bu tür görüntülenmiştir.

13 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Diario El Popular

  • MBARI

  • La 100

  • Popular Science

  • La República

  • Forbes

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.