Yeni Zelanda'da Balinalara Yasal Kişilik Tanıma Girişimi: Okyanus Yönetiminde Yeni Bir Dönem

Düzenleyen: Olga Samsonova

Okyanus ekosistemlerinin temel direklerinden olan balinalar, besin döngüsünü destekleyerek ve önemli ölçüde karbon tutulumu sağlayarak gezegenin sağlığı için hayati bir rol oynamaktadır. Bu deniz memelileri, yaşamları boyunca binlerce ağacın tuttuğu miktarda karbonu depolayabilir ve öldüklerinde bu karbonu okyanus tabanına taşıyarak atmosferden uzaklaştırır. Ancak iklim değişikliği ve insan faaliyetleri, bu kritik türler için ciddi tehditler oluşturmaya devam etmektedir.

Koruma çabaları türler arasında farklı sonuçlar göstermektedir. Kuzey Atlantik sağ balinası, balıkçılık ekipmanlarına dolanma nedeniyle ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır; bu türün popülasyonunun son dört yılda yavaş da olsa artış gösterdiği ve dünya genelinde 384 bireye ulaştığı bildirilmiştir. Öte yandan, kambur balina popülasyonu, geçmişteki aşırı avlanma dönemlerinin ardından dikkate değer bir toparlanma sergilemiştir; 1958'de 440'a kadar düşen sayı, Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu verilerine göre yaklaşık 25.000'e ulaşmıştır. Bu toparlanma, onların beslenme esnekliğine bağlanmakla birlikte, araştırmacılar günümüzde iklim değişikliğinin asıl tehdit olduğunu belirtmektedir.

Yeni Zelanda'da, Aotearoa'da, hukuki alanda önemli bir adım atılmıştır: 11 Şubat 2026 tarihinde, Meclis Üyesi Teanau Tuiono tarafından Tohorā Oranga Bill (Tohorā Yaşam Tasarısı) sunulmuştur. Bu yasa teklifi, balinalara (tohorā) doğuştan gelen haklarla birlikte yasal kişilik tanımayı amaçlamaktadır. Tasarı, balinaların hareket ve göç özgürlüğü, doğal davranışlarının korunması ve sağlıklı bir deniz ortamında gelişme hakkını güvence altına almayı hedeflemektedir.

Bu yaklaşım, Yeni Zelanda yerlisi Maorilerin dünya görüşü olan te ao Māori ilkelerinden beslenmekte ve Yeni Zelanda'nın daha önce nehir ve dağlara insan hakları benzeri haklar tanıması geleneğiyle uyum içindedir. Bu yasal girişim, balinaların mana'sını (manevi gücünü/saygınlığını) yasal olarak tanıyarak deniz türlerini koruma biçimimizde bir değişim öngörmektedir. Tasarının hakları mevcut yasal çerçevelere entegre edilmesi, balıkçılık, deniz taşımacılığı, deniz tabanı madenciliği ve kıyı gelişimi gibi konulardaki kararları etkileyecektir.

Benzer bir tartışma Fransa'da da gündemdedir; zira Fransız hükümeti, 2021'de deniz memelilerinin esaretini yasaklayan bir kararın ardından, ülkede tutulan iki orka olan Wikie ve Keijo'nun geleceğini aktif olarak değerlendirmektedir. Bu gelişmeler, türlerin korunmasında salt zarar azaltma modelinden, ilişkisel ve değer temelli bir yaklaşıma geçişin uluslararası düzeyde önem kazandığını göstermektedir.

8 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Our Culture

  • L’actualité

  • Our Culture Mag

  • Holiday Today

  • NOAA Fisheries

  • Waatea News: Māori Radio Station

  • World Population Review

  • info.gouv.fr

  • Batinfo

  • INsauga

  • QUB radio

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.