REM Uykusunda Hedefli Hafıza Yeniden Etkinleştirme ile Berrak Rüyaların Tetiklenmesi Araştırıldı
Düzenleyen: Elena HealthEnergy
Kuzeybatı Üniversitesi araştırmacıları, uykunun REM (Hızlı Göz Hareketi) evresi sırasında bilinçli deneyim ile belirli beyin durumları arasındaki bağlantıyı ampirik olarak kanıtlayan bir yöntem geliştirdi. Bu çalışma, rüya içeriğinin kontrollü bir ortamda yönlendirilebileceği fikrini destekleyerek insan bilincinin mekanizmalarına dair bilgiler sunmaktadır. Karen R. Konkoly liderliğindeki ekip, katılımcıların rüyada olduklarının farkında olmalarını sağlayan berrak rüyaları kasten tetikleme protokolünü ortaya koydu. Araştırma, fiziksel uyku durumu ile düşüncenin öznel deneyimi arasında bağlantı kurmak için tarafsız bir yaklaşım benimsedi ve 5 Şubat 2026'da Neuroscience of Consciousness dergisinde yayımlandı.
Deney, berrak rüya görme yeteneğine sahip 20 gönüllüyü kapsayacak şekilde tasarlandı. Katılımcılara uyumadan önce, her biri belirli bir motor sinyaliyle ilişkilendirilmiş dört farklı, kolay hatırlanabilir görsel ipucu dizisi öğretildi. Bu yöntem, daha önce öğrenilen bir duyusal uyaranla uyku sırasında belirli anıların yeniden etkinleştirildiği Hedefli Hafıza Yeniden Etkinleştirme (TMR) tekniğini kullanmaktadır. Araştırmacılar, katılımcıların REM uykusuna ulaştığını elektro-fizyolojik izleme ile doğruladıktan sonra bu ipuçlarını işitsel olarak sundular. Bu kontroller, tepkinin uyanıkken değil, doğrudan rüya durumundan kaynaklandığını kanıtlamak için kritikti.
Uyanmanın ardından katılımcılar, rüyaları sırasında sesleri duyduklarını ve uyurken önceden kararlaştırılmış göz hareketleri gibi motor sinyallerini uygulamaya çalıştıklarını doğruladı. Araştırmacılar, rüyada ilgili sesi duyarlarsa önceden belirlenmiş bir göz hareketi modeli oluşturmaları yönünde net talimatlar vermişlerdi. Bulgulara göre, katılımcıların %75'i, rüyada görülmeyen ipuçlarıyla ilgili bilgileri rüyalarında gördüklerini bildirdi. Özellikle, ipuçları hakkında rüya gördüğünü bildiren grupta, amaçlanan eylemin başarı oranı genel olarak %42 olarak gerçekleşti; bu oran, rüya görmeyen ipuçlarına kıyasla %17 olan temel orandan önemli ölçüde yüksekti.
Karen Konkoly, deneyin teknoloji ve uyuyan zihin arasındaki etkileşim hakkında açıklayıcı olduğunu belirtti. TMR tekniği, uyanıklığın tipik dikkat dağıtıcı unsurları olmadan beynin bilgiyi işlemesine izin vererek, uykuda anıları yeniden etkinleştirme prensibiyle çalışır. Bu araştırma, rüyaların sadece uyuma eylemi değil, aynı zamanda REM evresindeki aktif katılımın hafıza konsolidasyonunu ve bilinçli kontrolü kolaylaştırdığını teyit etmektedir. Northwestern'dan Ken Paller gibi araştırmacılar, bu bulguların rüyaların problem çözme, yaratıcılık ve duygusal düzenleme için önemine dair daha güçlü sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olmasını umuyor.
Bu kasıtlı rüya etkileme yeteneği, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi, rüya deneyimlerine dayanan zihinsel sağlık durumlarının tedavisinde yeni yollar açmaktadır; bu, kontrollü bir uyku ortamında olumsuz rüya içeriğinin değiştirilmesini mümkün kılabilir. Ayrıca, rüyaların yaratıcı problem çözme yeteneğini artırma potansiyelini kanıtlama yolunda önemli bir adım olarak görülmektedir. Araştırmacılar, bir sonraki adımın TMR ve interaktif rüya görme yöntemlerini duygusal düzenleme ve genel öğrenme gibi rüyaların diğer işlevlerini incelemek için uygulamak olduğunu belirtiyorlar. Bu tür çalışmalar, uykunun bilişsel süreçlerin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışını güçlendirmektedir.
8 Görüntülenme
Kaynaklar
Techgear.gr
Tech Explorist
Northwestern Now
Quad News
Earth.com
Dust Systems
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
