G7 ve Ortakları Washington'da Kritik Mineral Tedarik Zincirini Görüşüyor, Fiyat Tabanı Tartışıldı

Düzenleyen: gaya ❤️ one

Yedi Ülke Grubu (G7) maliye bakanları ve kilit ortakları, 12 Ocak 2026 tarihinde Washington'da, Çin'in küresel tedarik zincirindeki hakimiyetini azaltma stratejilerini ele almak üzere bir zirve gerçekleştirdi. Toplantının ana odak noktası, özellikle nadir toprak elementleri konusundaki Çin bağımlılığını hedef alarak, Çin'in devlet sübvansiyonlu üretimine karşı ekonomik olarak rekabet edebilmek amacıyla koordineli bir nadir toprak fiyat tabanı oluşturulması gibi piyasa müdahaleci araçların değerlendirilmesi oldu.

Küresel kritik mineral talebinin yaklaşık %60'ını temsil eden G7 üyeleri (Japonya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, ABD) ile Avustralya, Meksika, Güney Kore ve Hindistan'dan bakanların katıldığı bu önemli buluşma, özellikle Çin'in Ocak 2026'nın başlarında Japonya'yı hedef alan katı ihracat kontrolleri uygulamasıyla büyük bir aciliyet kazandı. ABD Hazine Bakanı Scott K.H. Bessent, zirvenin kolaylaştırıcısı olarak, ülkeleri Çin'den tamamen ayrışmak yerine "sağduyulu riskten kaçınma" yolunu izlemeye çağırdı ve tedarik zincirindeki aşırı yoğunlaşmanın yaratabileceği kesinti ve manipülasyon risklerine dikkat çekti.

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, kendi ülkesinin kısa, orta ve uzun vadeli politika yaklaşımlarının katılımcılar arasında geniş bir mutabakat gördüğünü belirtirken, Alman Maliye Bakanı Lars Klingbeil, fiyat tabanının tartışıldığını ancak birçok meselenin çözülmemiş olduğunu ve konunun dışişleri ve enerji bakanlıklarına havale edilmesi gerektiğini ifade ederek Çin karşıtı bir koalisyon kurulması konusunda uyarıda bulundu. Japonya'nın önerileri, ekonomik rekabetin yanı sıra insan hakları ve çalışma standartlarına dayalı piyasalar oluşturmayı da içeriyordu; bu yaklaşım, kritik mineral politikalarına ekonomik olmayan boyutlar ekleme potansiyeli taşıyor.

Çin, Japonya'ya yönelik ihracat kontrolünün ulusal güvenliği korumaya yönelik rasyonel ve yasalara uygun bir önlem olduğunu savunarak tepki gösterdi; bu durum, 2010'da Çin'in Japonya'ya nadir toprak ihracatını geçici olarak ambargo altına aldığı geçmiş olayları hatırlattı. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Çin, bakır, lityum, kobalt, grafit ve nadir toprak elementlerinin %47 ila %87'sini rafine ederek küresel tedarik zincirinde baskın bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, Avustralya gibi ortaklar da harekete geçti; Avustralya, savunma ve ileri teknoloji için kritik minerallerde tedarik güvenliğini artırmak amacıyla 1,2 milyar Avustralya doları değerinde bir programla yerli üreticilerden alım yaparak stratejik stok oluşturacağını duyurdu.

Toplantı, genel bir diyalogdan, fiyat tabanı gibi somut piyasa düzenlemeleri önermeye doğru stratejik bir dönüşümü simgelerken, ortak bir bildiri yayımlanmaması, çözüm önerileri konusunda tam bir fikir birliğine varılamadığını gösteriyor. G7'nin Fransa'nın başkanlığında bu yılki gündemi tedarik zinciri kırılganlıklarını gidermeye odaklanırken, bu koordinasyon çabası, Batılı demokrasilerin Çin'in piyasa manipülasyonu olarak gördükleri durumlara karşı kolektif bir yanıt oluşturma arayışının merkezinde yer almaktadır.

19 Görüntülenme

Kaynaklar

  • AsiaOne

  • Reuters

  • vertexaisearch.cloud.google.com

  • U.S. Department of the Treasury

  • Discovery Alert

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.