AB, Rusya'ya 20. Yaptırım Paketini Şubat 2026'da Hedefliyor; Ukrayna Finansmanını Güvenceye Aldı

Düzenleyen: Svetlana Velgush

Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu'na yönelik 20. yaptırım paketinin kabulünü, Ukrayna'daki topyekûn işgalin dördüncü yıl dönümü olan Şubat 2026'nın 24'üne yetiştirmeyi siyasi hedef olarak belirledi. 13 Ocak 2026 itibarıyla, Avrupa Komisyonu'nun Ocak 2026 içinde taslak önerilerini sunması bekleniyor. Bu hazırlıklar sürerken, AB'nin yakın dönemdeki ana gündemi, 2026-2027 dönemi için Ukrayna'ya sağlanacak finansmanın güvence altına alınması oldu; bu durum, 20. tur görüşmelerinin henüz tam anlamıyla başlamadığını gösteriyor.

Mevcut yaptırım rejimindeki açıkları kapatma ve ekonomik baskıyı artırma amacı taşıyan 20. paket, önceki eylemlerin stratejik bir devamı niteliğindedir. Mevcut ekonomik yaptırımların süresinin en az 31 Temmuz 2026'ya kadar uzatılması yönünde Konsey tarafından karar alındı. Önerilen kısıtlamaların merkezinde, Ukraynalı çocukların kaçırılması ve ideolojik olarak yeniden eğitilmesi eylemlerine karışan şahıslara yönelik seyahat yasakları ve varlık dondurma tedbirleri yer alıyor. Ayrıca, paket, Rus uranyum ithalatına yönelik bir yasaklama ihtimalini de içeriyor; bu durumun doğrudan Rosatom'u etkileme potansiyeli bulunuyor. İsveç, Rus limanlarından kargo taşıyan gemilere yönelik denizcilik hizmetlerinin tamamen yasaklanmasını teklif etti.

Finlandiya ve İsveç tarafından desteklenen ticaret kısıtlamaları, Rus gübre ihracatına yönelik daha sıkı tedbirleri ve lüks mallar ihracatındaki değer eşiğinin kaldırılmasını kapsıyor; finans sektörüne yönelik ek kısıtlamaların da gündemde olduğu bildiriliyor. Bu gelişmeler, Ekim 2025'te kabul edilen 19. yaptırım paketinin enerji gelirlerini kesme ve belirli çift kullanımlı teknolojilerin ihracatını yasaklama odaklı olmasının ardından geldi. 19. paketin, Rusya'dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının 2027'de kademeli olarak tamamen durdurulmasını hedeflediği ve Rusya'nın petrol taşıyan gölge filo operasyonlarını kontrol eden emtia tüccarlarını hedef alan önlemleri de içerdiği biliniyor.

AB liderleri, Aralık 2025'te, Ukrayna'nın 2026-2027 dönemi için mali kaynak ihtiyacını karşılamak üzere ortak borçlanma yoluyla 90 milyar avroluk faizsiz kredi sağlanması konusunda uzlaşmaya varmıştı. Bu kredi, AB bütçesi güvencesiyle verilecek olup, geri ödemesi ancak Rusya savaş tazminatı öderse gündeme gelecektir. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu finansman kararını Ukrayna için iyi, Rusya için ise kötü bir haber olarak nitelendirmişti. Öte yandan, Macaristan'ın olası itirazlarına rağmen mevcut yaptırımların uzatılması kararı alınırken, Slovakya'nın gaz bağımlılığı ve transit gelirleri konusundaki çekinceleri nedeniyle yeni bir yaptırım paketini bloke ettiği bilgisi mevcuttur.

Bu yapılandırılmış ekonomik tepki, AB'nin yaptırım stratejisinin sürekli adaptasyonunu ve Rusya'nın savaş kapasitesini zayıflatma kararlılığını yansıtıyor. Finlandiya ve İsveç'in, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin bölgesel güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle NATO üyeliği başvurusunda bulunmaları, bu ülkelerin Rusya ile olan gerilimlerinin tarihsel arka planını oluşturmaktadır. AB'nin bu çok katmanlı stratejisi, çatışmanın başlangıcından bu yana süregelen, sürekli adapte olan bir yaptırım rejiminin devam ettiğini göstermektedir.

61 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Ukraine-Nachrichten

  • EUalive

  • Ukrainska Pravda

  • JD Supra

  • Brussels Morning Newspaper

  • Euractiv

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.