Rodríguez, Maduro'nun Yakalanmasının Ardından Kapsamlı Af Yasasını Yürürlüğe Koydu
Düzenleyen: gaya ❤️ one
Venezuela'da, Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun 3 Ocak 2026'da ABD'nin "Operation Absolute Resolve" adlı askeri operasyonuyla yakalanmasının hemen ardından, Vekaleten Başkan Delcy Rodríguez, 19 Şubat 2026 Perşembe günü geniş kapsamlı bir af yasasını yürürlüğe koydu. Bu düzenleme, potansiyel olarak yüzlerce siyasi mahkumun, aktivistin ve avukatın serbest bırakılmasının önünü açtı. Rodríguez, bu imza eyleminin, siyasi liderlerin "biraz hoşgörüsüzlüğü bir kenara bırakarak Venezuela'da siyaset için yeni yollar açtığının" bir göstergesi olduğunu belirtti.
Söz konusu af düzenlemesi, "Demokratik Birlikte Yaşam için Af Yasası" adını taşıyor ve 1999 yılından itibaren, özellikle 2002'deki darbe girişimi ve 2004'ten bu yana gerçekleşen belirli gösteri ve seçim dönemlerindeki siyasi protesto ve "şiddet eylemlerine" karışmış olmayı kapsıyor. Bu adım, hükümetin onlarca yıldır reddettiği siyasi tutukluların varlığını örtülü bir şekilde kabul etmesi şeklinde yorumlandı. Ancak yasanın kapsamı tartışmalı bulundu; zira 2019 olaylarıyla bağlantılı "askeri isyan" suçundan hüküm giyenler açıkça muaf tutuldu. Ayrıca yasa metninde, mal varlıklarının iadesi, kamu görevlerinden men cezalarının kaldırılması veya medya yaptırımlarının iptali gibi kritik detaylara yer verilmedi.
Maduro'nun 3 Ocak'ta yakalanmasının ardından 5 Ocak 2026'da vekaleten başkanlık görevini üstlenen Rodríguez yönetimi, bu af kararının yanı sıra ABD yaptırımlarının bir kısmının kaldırılması ve petrol endüstrisi yasasında yabancı katılımına izin veren reformların desteklenmesi gibi başka politika değişikliklerine de imza attı. Öte yandan, işkence iddialarıyla anılan El Helicoide Cezaevi'nin kapatılarak sosyal, sportif ve ticari bir merkeze dönüştürülmesine karar verildiği de Rodríguez tarafından duyuruldu.
Muhalefet kanadından tepkiler çeşitlilik gösterdi. Muhalif milletvekili Nora Bracho, kusurlu olmasına rağmen yasanın, "Venezuela'nın uzlaşması için büyük bir adım" olduğunu ifade etti. Buna karşın, María Corina Machado'nun uluslararası ilişkiler direktörü Pedro Urruchurtu, yasayı "geçersiz ve gayrimeşru bir yasa, aynı zamanda zaman kazanmak ve zulme uğrayanları yeniden mağdur etmek için bir tuzak" olarak nitelendirerek sert eleştiride bulundu. Urruchurtu, gerçek afın yasa değil, irade gerektirdiğini savundu. Nobel Barış Ödülü sahibi María Corina Machado ise af kararının ABD hükümetinin baskısı sonucu gerçekleştiğini iddia etti.
Siyasi tutukluların durumu, yasa öncesinde de gündemdeydi. Venezuela merkezli mahkum hakları grubu Foro Penal, 17 Şubat 2026 itibarıyla siyasi nedenlerle tutuklu bulunan kişi sayısını 600'ün üzerinde tahmin ediyordu. Foro Penal'in 9 Şubat 2026 itibarıyla yayımladığı rapora göre ülkede 644 siyasi tutuklu bulunmaktaydı ve 8 Ocak'tan bu yana 344 siyasi tutuklunun serbest bırakıldığı doğrulanmıştı. Bu serbest bırakılanların, mahkemeye düzenli görünme ve ülke dışına çıkış kısıtlamaları gibi tedbirlerle karşı karşıya kaldığı da belirtilmişti. Yasanın uygulanması, mevcut adalet sistemi kontrolündeki Başsavcılık Ofisi'ne emanet edilmiş olması, düzenlemenin etkinliği ve meşruiyeti hakkında soru işaretleri yarattı.
5 Görüntülenme
Kaynaklar
Al Jazeera Online
ClickOnDetroit
The Washington Post
AP News
Reuters
The Times of Israel
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
