Besin Profili Açısından Sığır Etine Alternatif Olarak At Eti
Düzenleyen: Olga Samsonova
At eti, kendine özgü besin değerleri nedeniyle bazı küresel pazarlarda sığır etine kıyasla artan bir ilgiyle karşılanmaktadır. Bu durum, özellikle Japonya, Fransa ve Belçika gibi coğrafyalarda at etinin yüksek değerli ve besleyici bir gıda olarak kabul görmesiyle paralellik göstermektedir. Sığır etiyle karşılaştırıldığında, at etinin protein içeriği daha yüksekken, doymuş yağ oranı belirgin ölçüde daha düşüktür. Az yağlı sığır etinin 100 gramı yaklaşık 220 kalori içerirken, yağlı kısımları 300 kaloriye ulaşabilmektedir.
Yapılan analizler, at etinin demir içeriği açısından önemli bir avantaj sunduğunu ortaya koymaktadır. At eti, sığır etinde bulunan demirin neredeyse iki katı oranında emilebilir demir içermesiyle, özellikle anemi (kansızlık) ile mücadele eden bireyler için değerli bir kaynak teşkil edebilir. Kırmızı et tüketiminin yetersizliğinin demir eksikliğine bağlı kansızlığa yol açabildiği göz önüne alındığında, bu durum at etini potansiyel bir besin takviyesi olarak konumlandırmaktadır. Ayrıca, at eti, sığır etinde daha az oranda bulunan veya bulunmayan, kalp sağlığını destekleyici Omega-3 yağ asitlerini bünyesinde barındırmaktadır.
Kolesterol içeriği açısından da farklılıklar mevcuttur; sığır etinin 100 gramda ortalama 75 mg kolesterol içermesine karşın, at eti 100 gramda 52 mg kolesterol içermektedir. Besin bileşimindeki bu farklılıklar, at etine enerji ve iyileşme bağlamında benzersiz özellikler kazandırmaktadır. At eti, hızlı enerji kaynağı olarak bilinen doğal glikojen içeriğiyle, özellikle fiziksel toparlanma dönemlerinde faydalı kabul edilmektedir. Fransa ve Belçika'da at etinin yağsız yapısı nedeniyle iyileşme süreçlerinde tavsiye edilmesi bu bağlamda anlam taşımaktadır.
Kültürel açıdan bakıldığında, Japonya'da at eti Basashi adıyla çiğ olarak (sashimi) hazırlanmakta, Vietnam'ın Kuzeybatı dağlarında ise thắng cố adlı at eti turşusu benzersiz bir mutfak geleneği olarak varlığını sürdürmektedir. Öte yandan, beslenme amacıyla yetiştirilmeyen atların etlerinin tüketimi sağlık açısından riskler taşıyabilir. Veterinerlik uygulamalarında eklem ve kas iltihapları için kullanılan fenilbutazon gibi steroid olmayan iltihap önleyici ilaçların (NSAİİ) kalıntıları, bu eti tüketen kişilerde sindirim sistemi sorunlarına ve aplastik anemiye neden olabildiği bildirilmiştir. Bu nedenle, at eti tüketiminde kaynak güvenilirliği ve hazırlık süreçlerinin güvenliği hayati önem taşımaktadır.
Türk Gıda Kodeksi'nde at eti diğer kasaplık hayvanlar arasında sınıflandırılmış olup, ambalajlı ürünlerde içeriğin etiket üzerinde belirtilmesi zorunludur. Kırmızı etlerin miyoglobin içeriği nedeniyle daha koyu renkte olduğu ve uzun süreli etkinlikler için enerji sağladığı bilinmektedir. At etinin yüksek protein ve düşük yağ içeriği, onu sağlıklı bir besin alternatifi olarak konumlandırsa da, özellikle ürik asit bozuklukları olan bireylerin tüketim konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Genel olarak, at eti, doğru kaynaklardan temin edildiği ve güvenli bir şekilde işlendiği takdirde, sığır etine kıyasla bilimsel temellere dayanan, besin yoğunluğu yüksek bir alternatif sunmaktadır.
6 Görüntülenme
Kaynaklar
VietNamNet News
An ninh Thủ đô
Tạp chí Khoa học phổ thông - Sống Xanh
Danviet.vn
Bệnh viện Đại học Y Dược TPHCM - Cơ sở 3
PHUNUTODAY
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.