Evcil Hayvanlarla Büyüyen Çocuklarda Bağışıklık Sistemi ve Alerji Üzerine Araştırma Bulguları
Düzenleyen: Olga Samsonova
Son araştırmalar, özellikle kedi ve köpeklerle büyüyen çocukların biyolojik olarak önemli avantajlar elde ettiğini ortaya koymaktadır. Günlük etkileşimler, çocukların bağışıklık sisteminin çeşitli mikroorganizmalar aracılığıyla eğitilmesini sağlayarak yaygın enfeksiyonlara karşı direnç geliştirmesine yol açmaktadır. Bu sürekli mikrobiyal alışveriş, bağışıklık hücreleri için bir biyolojik eğitim görevi görerek, vücudun aşırı inflamatuar tepkiler vermeden verimli bir şekilde yanıt vermesini hazırlamaktadır. Ayrıca, bu erken dönem mikrobiyal çeşitliliğe maruz kalmanın, psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkilendirilen kronik düşük dereceli inflamasyona karşı koruma sağlayabileceğine dair bilimsel çıkarımlar mevcuttur.
İskandinavya merkezli araştırmalar, evcil hayvanların alerjik hastalıkların önlenmesinde kritik bir rol oynadığını göstermektedir. İsveç'te yaklaşık 1 milyon çocuğu kapsayan bir çalışma, ilk yıllarında köpeklerle temas eden çocukların altı yaşına geldiklerinde astım geliştirme riskinin daha düşük olduğunu saptamıştır. Benzer şekilde, Finlandiyalı araştırmacılar, evdeki evcil hayvan varlığının atopik ekzema ve alerjik rinit risklerinin azalmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirlemiştir. Kuopio Üniversitesi Hastanesi uzmanları, evinde kedi veya köpek besleyen bebeklerin solunum yolu hastalıklarında yüzde 30, yüksek ateş ve kulak enfeksiyonlarında ise yaklaşık yüzde 50 azalma gözlemlemiştir.
Bilimsel veriler, hayvanlarla bir arada yaşamanın alerjik reaksiyonlardan sorumlu moleküllerin üretimini azalttığını desteklemektedir. Medical College of Georgia'dan Dr. Dennis R. Ownby liderliğindeki bir araştırma, kedi ve köpeklerle büyüyen çocukların sıradan alerjik reaksiyonlar gösterme riskinin yüzde 50'ye varan oranlarda düştüğünü kanıtlamıştır. Japonya'da yapılan bir anket, köpek sahibi olan çocukların yumurta, süt ve kuruyemiş gibi gıdalara karşı ciddi intolerans geliştirme olasılığının daha düşük olduğunu ortaya koymuştur; kedilerin varlığı ise buğday, soya ve yumurta alerjilerine karşı özgül bir koruma sağlamıştır. Bu bulgular, alerjenlere karşı tolerans gelişiminde hayvanların taşıdığı mikropların önemini vurgulamaktadır.
Erken çocukluk dönemindeki mikrobiyal çeşitliliğin artışı, bağışıklık sisteminin gelişiminde kilit bir rol oynamaktadır ve bu durum "Hijyen Hipotezi" ile de desteklenmektedir. Gazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Tarkan Karakan'ın Kanada'daki çalışmaları, evcil hayvan beslenen evlerde doğan bebeklerin bağırsak mikrobiyotasında Ruminococcus ve Scillospira bakterilerinin, evcil hayvanı olmayanlara göre iki kat daha fazla bulunduğunu göstermiştir. Bu zenginleşme, bağışıklık sistemi fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 80'inin oluştuğu sindirim sistemi sağlığı için hayati öneme sahiptir. Fiziksel faydaların yanı sıra, Warwick Üniversitesi'nden Dr. June McNicholas'ın araştırması, hayvan beslenen çocukların, beslenmeyenlere kıyasla her öğrenim yılında okula ortalama 18 gün daha fazla devam ettiğini tespit etmiştir.
Denizli Özel Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tunç Aydın, evcil hayvanlarla büyüyen çocukların duygusal açıdan daha sağlıklı, daha sosyal ve empatik bireyler olabileceğini ifade etmiştir. Uzmanlar, tüm faydalara rağmen, hayvanların taşıyabileceği parazitler gibi potansiyel risklere karşı dikkatli olunması gerektiğini ve bebeklerin hayvanlarla asla yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Düzenli veteriner kontrolleri ve hijyen kurallarına uyum, bu pozitif etkileşimin sürdürülebilirliği için elzemdir.
12 Görüntülenme
Kaynaklar
Unica Radio
Children's Health Ireland
Colorado Arts and Sciences Magazine
Galaxus
SMC Spain
The Drake Center
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?
Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
