Yeterli Uykunun Uzun Ömür Üzerindeki Kritik Etkisi Araştırmalarla Doğrulandı
Düzenleyen: Olga Samsonova
Son dönemde yapılan kapsamlı bilimsel araştırmalar, yeterli ve kaliteli uykunun uzun ömürlülüğün temel bileşenlerinden biri olduğunu ve yaşam beklentisi üzerindeki etkisinin, beslenme ve egzersiz gibi geleneksel faktörleri dahi geride bırakabileceğini ortaya koymaktadır.
Oregon Health & Science University (OHSU) tarafından yürütülen ve SLEEP Advances bilimsel dergisinde yayımlanan bir analiz, yetersiz uykunun yaşam süresinin kısalmasıyla güçlü bir korelasyon taşıdığını tespit etti. Araştırmacılar, bu ilişkinin fiziksel aktivite eksikliği veya sosyal izolasyon gibi diğer etkenlere kıyasla daha belirgin olduğunu, yaşam süresini en çok etkileyen tek faktörün ise sigara kullanımı olduğunu belirtmiştir. OHSU araştırmacıları, 2019-2025 yılları arasındaki ABD ilçe verilerini analiz ederek bu bulguları desteklemiş ve uykunun yaşam beklentisiyle olan güçlü ilişkisinin beklenenden daha çarpıcı olduğunu ortaya koymuştur.
Yetişkinler için ideal gece uykusu süresinin yedi ila dokuz saat aralığında olduğu vurgulanmaktadır. Bu sürenin alt sınırı olan yedi saatlik kesintisiz uyku, vücudun temel hücresel onarım mekanizmalarını başlatması ve hormonal dengeyi sağlaması açısından asgari gerekliliktir. Uzun yıllar süren araştırmalar, gece 7 saatten az veya 8 saatten fazla uyuyan bireylerde ölüm riskinin sırasıyla %17 ile %24 oranında arttığını göstermektedir; bu durum, ideal sürenin 7 ila 8 saat olduğunu düşündürmektedir.
Derin uyku aşamalarının kalitesi, gelecekteki kardiyovasküler sağlık için hayati öneme sahiptir; zira bu evrede büyüme hormonu salgılanarak kas ve doku onarımı hızlanır. Uyku sırasında vücut, melatonin hormonu salgılayarak antioksidan savunmayı güçlendirir ve DNA hasarının onarılmasına katkıda bulunur. Öte yandan, toplam uyku süresi yeterli olsa bile, düzensiz yatma ve kalkma saatleri, beynin biyolojik saatini yöneten sirkadiyen ritmi bozarak sinir hücreleri arasındaki bağlantıları etkileyebilir ve beyin yaşlanmasını hızlandırabilir. Sirkadiyen ritimdeki bozulmalar, nörolojik sonuçlara yol açarak dikkat dağınıklığı ve hafıza zayıflamasına neden olabilir.
Uzun ömürlülük faydalarını en üst düzeye çıkarmak adına, uzmanlar sabit bir uyku çizelgesi tutulmasını, uyku hijyeninin (karanlık, sessiz ve serin bir ortam) optimize edilmesini ve akşam saatlerinde kafein ile alkol gibi uyarıcı maddelerin tüketiminin kısıtlanmasını önermektedir. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam sürmeyi hedefleyen yaklaşımlarda, kaliteli ve yeterli uyku, beslenme ve fiziksel aktivite ile eşdeğer bir öneme sahiptir.
9 Görüntülenme
Kaynaklar
France Bleu
Psychomédia
Oregon Health & Science University
SLEEP Advances
Mercola.com
Purepeople
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
