Yapay Zeka Etkileşiminde Öz-Açıklama ve Algılanan Yakınlık İlişkisi
Düzenleyen: Olga Samsonova
İlerici eğitim metodolojileri, bireyin gelişimini ve öğrenme süreçlerini derinleştirmek amacıyla sürekli olarak yenilikçi yaklaşımları araştırmaktadır. Bu arayış, son dönemde yapay zekanın (YZ) insan etkileşimleri üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.
Freiburg ve Heidelberg Üniversitelerinden araştırmacılar tarafından 2026'nın başlarında yayımlanan bir çalışma, katılımcıların yapay zeka ile etkileşimde olduklarının farkında olmadıkları durumlarda, YZ yanıtlarının insan yanıtlarıyla karşılaştırılabilir düzeyde bir yakınlık hissi yarattığını ortaya koymuştur. Bu bulgu, teknolojinin duygusal algı üzerindeki potansiyelini göstermesi açısından kritiktir. Özellikle duygusal derinliği olan konuşmalarda, yapay zekanın insan muhataplarını geride bırakarak daha fazla yakınlık tesis etmesi dikkat çekmektedir. Araştırmacılar, bu durumun temel nedeninin, yapay zekanın katılımcılara daha fazla kişisel bilgi aktarması, yani daha yüksek düzeyde bir öz-açıklama sergilemesi olduğunu belirtmiştir.
İlişki psikolojisi prensipleri, savunmasızlığın güven inşa sürecini hızlandırdığını desteklemektedir. Bu bağlamda, YZ'nin kişisel verileri paylaşma eğilimi, ilişkilerde güvenin temelini oluşturan bu mekanizmayı taklit edebilmektedir. Bununla birlikte, katılımcılar makineyle konuştuklarının bilincine vardıklarında, algılanan yakınlık ve güven düzeylerinde belirgin bir düşüş yaşanmış ve daha derin iletişim kurmaktan kaçınmışlardır. Bu durum, insan-makine ayrımının duygusal algı üzerindeki güçlü etkisini vurgulamaktadır.
Yapay zeka destekli sistemlerin, bilişsel davranışçı terapi ilkelerine dayalı yapılandırılmış destek sunduğu bilinmektedir. Ancak bu sistemlerin empati ve sezgisel anlayış gibi terapötik ilişkinin temel bileşenlerini sınırlı düzeyde sunabildiği literatürde belirtilmektedir. 2026 itibarıyla bu bulgular, özellikle düşük eşikli sohbet hizmetleri olarak bilinen YZ yoldaşlarının psikolojik destek, bakım ve eğitim alanlarında önemli bir uygulama potansiyeli taşıdığını işaret etmektedir.
Bu yoldaşlar, genellikle kişiselleştirilmiş bilgiler açığa çıkararak, YZ tarafından tanınma hissiyatı yaratan samimi bir atmosfer oluşturmak üzere tasarlanmıştır. Sosyal bilgiler eğitiminde dahi yapay zeka destekli müfredatların veri toplama ve analiz becerilerini geliştirebileceği tartışılmaktadır. Ancak araştırmacılar, bireylerin tam olarak farkında olmadan YZ ile sosyal bağlar kurabileceği ve bunun potansiyel olarak bağımlılığa yol açarak gerçek dünya sosyal becerilerini zayıflatabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır.
Bu duygusal bağlantıların kötüye kullanılmasını önlemek ve şeffaflığı sağlamak amacıyla, 2026 yılında bu konunun etik ve düzenleyici kurallar açısından kritik bir öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye'de insan kaynakları gibi alanlarda YZ kullanımına özel bir yasa olmamasına rağmen, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gibi evrensel hukuk normlarının geçerliliğini koruduğu belirtilmektedir. Bu durum, YZ'nin duygusal etkileşimlerdeki yükselişinin, teknolojik ilerlemenin ötesinde, toplumsal ve hukuki sorumlulukları da beraberinde getirdiğini göstermektedir.
11 Görüntülenme
Kaynaklar
ČT24 - Nejdůvěryhodnější zpravodajský web v ČR - Česká televize
Artificial Intelligence can generate a feeling of intimacy - Uni Freiburg
Research When Artificial Intelligence Creates Stronger Emotional Closeness than a Human - Heidelberg University
Teaching AI Ethics 2026: Emotions and Social Chatbots - Leon Furze
AI chatbots and digital companions are reshaping emotional connection
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
