Cezayir Parlamentosu, Fransız Sömürgeciliğini Oybirliğiyle Devlet Suçu İlan Etti

Düzenleyen: Tatyana Hurynovich

Cezayir Yasama Organı, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü, Fransız sömürge yönetiminin (1830–1962) yaşandığı dönemi resmen 'devlet suçu' olarak nitelendiren yasayı oybirliğiyle kabul etti. Bu tarihi karar, Cezayir'in yıllardır Paris'ten geçmişini kabul etme ve tazminat ödeme yönündeki taleplerinin bir sonucu olarak geldi.

Milletvekilleri, ulusal bayrağın renklerini taşıyan atkılarla oylamaya katıldı ve 'Yaşasın Cezayir!' sloganlarıyla kararı alkışlarla karşıladı. Bu durum, alınan kararın egemenlik niteliğini güçlü bir şekilde vurguladı. Kanun teklifi, hükümet tarafından değil, doğrudan yasama organı üyeleri tarafından hazırlandı; bu da 2025'te gerilen ikili ilişkiler bağlamında tasarıya ek bir temsil gücü kazandırdı. Kabul edilen bu yasa, Fransız Devleti'ne 'Cezayir'deki sömürgeci geçmişi ve yol açtığı trajediler için hukuki sorumluluk yüklemektedir.'

Yasa metninde, sömürgeciliğin suçları olarak nitelendirilen spesifik zulümler detaylandırıldı. Bunlar arasında kaynakların sistematik yağmalanması, yargısız infazlar, fiziksel ve psikolojik işkenceler ile 1960'larda Sahra Çölü'nde gerçekleştirilen nükleer denemeler yer alıyor. Cezayir tarafı, sömürge döneminde uğranılan tüm maddi ve manevi kayıpların tam ve adil tazminatının Cezayir halkının ve devletinin ayrılmaz bir hakkı olduğu konusunda ısrarcı.

Bu yasa teklifini Ocak 2025'te başlatan Parlamento Başkanı İbrahim Bugali, ulusal ajans APS'ye yaptığı açıklamada, bu adımın hem ülke içinde hem de uluslararası alanda 'Cezayir'in ulusal hafızasının silinmeyeceği ve pazarlığa açık olmadığı yönünde net bir mesaj' gönderdiğini belirtti. Yasa, kamusal ifadelerde veya medyada sömürge döneminin herhangi bir şekilde 'yüceltilmesi' veya haklı gösterilmesi durumunda on yıla kadar hapis cezası öngören cezai sorumluluklar getiriyor.

1830'dan 1962'ye kadar süren Fransız yönetim dönemi, ikili ilişkilerde hala hassas bir konu olmaya devam ediyor. Bu gerilim, özellikle Paris'in Temmuz 2024'te Batı Sahra'daki Fas'ın özerklik planını desteklemesiyle derinleşen son diplomatik krizlerle daha da kötüleşti. Bu olaylar silsilesi, Cezayir'in 1962'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana ülkeler arasındaki en ciddi kopuşa neden oldu.

Siyasi yankılara rağmen, uzmanlar yasanın hukuki uygulanabilirliğinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Exeter Üniversitesi'nden sömürge tarihi araştırmacısı Hosni Kitouni, 'Hukuki açıdan bu yasanın uluslararası bir geçerliliği yoktur ve dolayısıyla Fransa için bağlayıcı değildir,' yorumunu yaparken, yasanın siyasi ve sembolik öneminin büyük olduğunu vurguladı. Resmi Paris ise Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Pascal Confaure aracılığıyla 'yabancı ülkelerde cereyan eden siyasi tartışmalar' hakkında yorum yapmayı reddetti. Cezayir'in tahminlerine göre 1954-1962 Bağımsızlık Savaşı 1,5 milyon insanın hayatına mal olurken, Fransız tarihçiler toplam kaybı yaklaşık 500.000 olarak gösteriyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, daha önce sömürgeciliği 'insanlığa karşı işlenmiş bir suç' olarak nitelendirmiş ancak resmi bir özür dilememişti.

Öte yandan, gerginliğe rağmen ekonomik bağlar devam ediyor; Fransa önemli bir yatırımcı konumunu korurken, Cezayir de önemli bir enerji tedarikçisi olmaya devam ediyor. Temmuz 2021'den bu yana Ulusal Halk Meclisi Başkanı görevini yürüten Bugali'nin bu girişimi, Afrika ülkelerinin 2025 yılında eski sömürgeci güçlere sömürgecilik suçlarının tanınması ve tazminat ödenmesi yönündeki çağrılarını yoğunlaştırdığı daha geniş bir bağlamı yansıtmaktadır.

16 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Al Jazeera Online

  • Deutsche Welle

  • EWN

  • Protothema

  • Anadolu Ajansı

  • Muslim Network TV

  • Maghrebi.org

  • Infobae

  • EFE

  • ELTIEMPO.com

  • The Moscow Times

  • La Estrella de Panamá

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?

Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.