İran'daki Büyük Protestolar Sürüyor: İnternet Kesintisi, Ölüm Cezası Tehdidi ve Muhalefetin Çağrıları
Düzenleyen: Tatyana Hurynovich
İslam Cumhuriyeti İran, Aralık 2025'in sonlarında başlayan ve giderek büyüyen kitlesel toplumsal huzursuzluk dalgasıyla sarsılmaya devam ediyor. Bu gösterilerin fitilini ateşleyen temel sebep, ulusal para birimi riyalin dramatik değer kaybı ve Aralık ayında geçen yıla kıyasla %42,2'ye ulaşan enflasyon oranının tetiklediği derin ekonomik kriz oldu. Başlangıçta ekonomik taleplere odaklanan bu hareketlilik, kısa sürede rejime yönelik ciddi bir meydan okumaya dönüştü; hatta bazı sloganlar devrilmiş monarşiyi destekler nitelik kazandı.
Gerilimin tırmanmasına karşılık veren İran yönetimi, benzeri görülmemiş baskı tedbirlerini devreye soktu. 8 Ocak 2026'dan itibaren ülke genelinde kapsamlı ve süreli internet ile telefon iletişiminin tamamen kesilmesi kararı alındı. NetBlocks verilerine göre bu kesinti, ağ trafiğini normal seviyenin yüzde birine kadar düşürdü. Bu bilgi izolasyonunun yanı sıra, Başsavcı Muhammed Muvaheddi Azad sert bir uyarıda bulundu: Göstericilere ve onlara destek verenlere karşı Tanrı ile savaşmak (muharebe) suçlamasıyla dava açılacak ve bu suçun cezası idamdı; savcılara tavizsiz hareket etme emri verildi.
Ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, protestoların meşruiyetini kamuoyu önünde reddederek eylemcileri 'vandal' ve 'sabotajcı' olarak nitelendirdi. Hamaney, bu olayların arkasında doğrudan Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in olduğunu iddia etti. Tahran Belediye Başkanı Alirıza Zakani, 8 ve 9 Ocak tarihlerinde 26 banka ile 25 caminin ateşe verildiğini bildirerek ciddi maddi hasarı doğruladı ve İsfahan Başsavcısının da hayatını kaybettiğini öne sürdü. İnsan hakları kuruluşu HRANA, 9 Ocak itibarıyla en az 65 kişinin öldüğünü kaydetti; bu kayıplar arasında 50 gösterici ve 14 güvenlik görevlisi bulunuyordu. Toplam gözaltı sayısı ise 2300'ü aştı. Time dergisine bilgi veren kimliği belirsiz bir İranlı doktor, sadece Tahran hastanelerindeki ölü sayısının 217'ye yaklaşmış olabileceğini ve kurbanların çoğunun kurşun yarası taşıdığını belirtti.
İran içindeki bu kriz ortamında, yurt dışındaki muhalif güçler de harekete geçti. Sürgündeki Veliaht Prens Rıza Pehlevi, kilit sektörlerde, özellikle ulaştırma, petrol-gaz ve enerji alanlarında ülke çapında genel grev çağrısı yapan bir video mesaj yayınladı. Pehlevi, amacın artık sokak gösterilerinden ziyade 'şehir merkezlerinin ele geçirilmesi ve elde tutulması' hazırlığına kaydığını belirterek, İran'a dönüp demokrasiye geçiş sürecini yönetmeye hazır olduğunu ifade etti. Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün (ISW) raporuna göre, Pehlevi'nin çağrıları 8 Ocak'tan itibaren 22 eyalette gerçekleşen 116 protesto eylemiyle örtüştü.
Uluslararası camianın tepkisi, artan endişeyi yansıtıyor. ABD Başkanı Donald Trump daha önce göstericilerin öldürülmesi durumunda 'sert vurma' tehdidinde bulunmuştu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise şiddeti kınayarak, baskıdan sorumlu olanların 'tarihin yanlış tarafında hatırlanacağını' söyledi. Georgetown Üniversitesi'nden Profesör Nader Haşimi gibi uzmanlar, rejimin uyguladığı bu taktiklerin 'tam bir panik hali'ne işaret ettiğini vurguluyor. 10 Ocak'ta İran ordusu da olaylara karışmaya hazır olduğunu açıklayarak İsrail'i ve 'terörist grupları' suçladı. Ekonomik gerileme ve derin toplumsal hoşnutsuzluk zemininde, ülkedeki durum son derece istikrarsızlığını koruyor.
11 Görüntülenme
Kaynaklar
Newsweek
Deutsche Welle
Daily Mail Online
Daily Mail Online
Newsweek
Deutsche Welle
CBS News
The Guardian
Reuters
The Washington Post
Institute for the Study of War
Hindustan Times
The Times of Israel
Iran International
CBS News
TRT World
Liverpool Echo
GTV News
Ineapple
Amnesty International
UN News
The Jerusalem Post
ITVX
Daily Express
The Guardian
The Guardian
Radio Free Europe
The Washington Post
The Jerusalem Post
The Guardian
Iran International English
Iran Human Rights (IHRNGO)
Haqqin.az
Wikipedia
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



