Okyanusların derinliklerinde hangi canlının en üstün bilişsel yeteneğe sahip olduğu sorusu, nesnel kıyaslama kriterlerinin eksikliği nedeniyle süregelen bir tartışma konusudur. Deniz memelilerinin gösterdiği bilişsel yeteneklerin çeşitliliği, karmaşık sosyal ağlardan benzersiz hayatta kalma stratejilerine kadar uzanmakta olup, bu durum kesin bir sınıflandırma yapmayı zorlaştırmaktadır. Yunuslar ve balinalar, bu zeka tartışmasının merkezinde yer almaya devam ederek, denizel zeka seviyeleri için önde gelen adaylar olarak konumlarını korumaktadırlar.
Araştırmalar, bu türlerin evrimsel süreçte insan zekasına benzer karmaşık bir yol izlediğini ve bu durumun, beyin büyüklükleri ile sosyal becerileri arasındaki korelasyonla desteklendiğini göstermektedir. Yunuslar, son derece girift sosyal yaşamlarıyla tanınmaktadır; her bir bireyin ad görevi gören kendine özgü 'imza ıslıklarını' kullanarak iletişim kurdukları bilinmektedir. Emory Üniversitesi'nden Lori Marino gibi uzmanlar, yunusların Dünya üzerindeki en zeki ikinci yaratıklar sayılabileceğini belirtmekte ve şişe burunlu yunusların insanlardan ortalama 300 gram daha büyük beyinlere sahip olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, yunusların Von Economo nöronlarına sahip olduğu, bu hücrelerin insanlarda ve maymunlarda duygu ve sosyal algıyla ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Gözlemler, yunusların beslenme sırasında burunlarını korumak için deniz süngerleri kullandığını ve avlanma esnasında balık parçalarını 'yem' olarak kullandığını ortaya koymuştur. 2025'te, Kanada kıyılarında yunusların dugonglarla işbirliği yaparak kaynaklara erişim sağladığına dair raporlar, türler arası ittifakların varlığına işaret etmektedir.
Devasa boyutlarına rağmen, balinalar bilişsel üstünlüklerini büyük ölçüde bireysel adaptasyon yeteneklerinde sergilemekte olup, bu durum grup dinamiklerinden ziyade kişisel becerilere dayanmaktadır. Balinanın beyninin önemli bir bölümü, uzun mesafeli iletişimi destekleyen karmaşık akustik bilgileri işlemek için ayrılmıştır. Balinaların yıllık olarak evrim geçiren kambur balina şarkıları, geniş okyanus havzalarına yayılan bir kültürel aktarım biçimini temsil etmektedir. 2025'te, bazı balenli balinaların, çok kuşaklı bilgiye dayalı belirli göç yollarını kullandığının doğrulanması, uzun süreli hafızanın önemini ortaya koymaktadır. Manchester Üniversitesi'nden Evrimsel Biyolog Susanne Shultz'a göre, balina ve yunusları insanlardan ayıran tek faktör, insanlara özgü olan 'karşıt başparmak' yeteneğidir.
Bu iki grubun zeka stratejilerindeki tezatlık, onların temel hayatta kalma stratejilerinden kaynaklanmakta ve bu da bilişsel ifadelerini şekillendirmektedir. Yunuslar, podlar içindeki grup işbirliği ve karmaşık iletişimle sosyal zekada mükemmelleşirken; balinalar, çevresel adaptasyon ve hayatta kalma için kendi bedenlerini veya çevresel özellikleri araç olarak kullanmaya odaklanan bireysel zekayı sergilemektedir. Hull Üniversitesi'nden Dr. Blake Morton'un da dahil olduğu araştırmalar, yunusların merak duygusu ve sosyallik gibi insanlarla benzer kişilik özelliklerini sergilediğini belgelemektedir. Nihayetinde, okyanus ortamında iki farklı ancak eşit derecede gelişmiş bilişsel evrim yolunu temsil eden yunuslar ve balinalar arasındaki 'en zeki' deniz hayvanı olma mücadelesi açık kalmaya devam etmektedir.




