Kan Kimyası Küresel Isınmanın Vahşi Memeliler Üzerindeki Fizyolojik Etkisini Ortaya Koyuyor

Düzenleyen: Tetiana Martynovska 17

Ekolojik araştırmalar, iklim değişikliğinin vahşi memeliler üzerindeki fizyolojik etkilerini ölçmek için yeni ve kesin bir biyobelirteç belirledi. Çalışmalar, kan ozmolalitesinin, yani kanın yoğunluğunun, küresel ısınmanın yol açtığı çevresel zorluklara karşı memelilerin yaşadığı stresin güvenilir bir göstergesi olduğunu kanıtladı. Bu bulgular, artan çevresel baskıların hayvanların iç dengesini nasıl doğrudan etkilediğine dair somut kanıtlar sunmaktadır.

Sera gazlarının atmosferde birikmesiyle tetiklenen küresel ısınma, yaban hayatını ve ekosistemleri tehdit etmektedir; bu durum, WWF gibi kuruluşların raporlarında da vurgulanmaktadır. Güney Afrika'daki Succulent Karoo bölgesinde yürütülen özel bir araştırma, bu prensibi Afrika çizgili fareleri (African striped mice) üzerinde uyguladı. Bu türün kan konsantrasyonundaki artışın, doğrudan çevresel koşulların sertleşmesiyle paralellik gösterdiği tespit edildi. Çevresel faktörlerin aşırı uçlara kayması, hayvan ile çevresi arasındaki enerji transferini değiştirerek üremeyi olumsuz etkileyebilmektedir; nitekim, gebe kalma oranlarının sıcaklık stresi altında azaldığı bilinmektedir.

Bu hassas bölgedeki farelerin fizyolojik tepkileri, iklim stresinin türler üzerindeki etkisini anlamak için kritik bir vaka çalışması sunmaktadır. Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hakan Öztürk'ün belirttiği gibi, ekolojik denge ve kaynak mevcudiyeti arasındaki senkronizasyon bozulmaktadır. Örneğin, ısınan havalar kış uykusuna yatan türlerin erken uyanmasına neden olmakta, bu da uygun besin ve üreme koşullarının bulunamaması riskini beraberinde getirmektedir. Kan ozmolalitesindeki değişim, bu tür sistemik zorlanmaların kan düzeyinde somut bir yansımasıdır.

Bu keşif, memelilerin hayatta kalma stratejilerinin, özellikle de su dengesi ve termoregülasyon mekanizmalarının, değişen koşullara ne denli yetişmeye çalıştığını göstermektedir. Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli'nin ifade ettiği gibi, fotoperiyodik yanıtın değişmesiyle böcek, amfibi, kuş ve memeli türleri etkilenmektedir. Kan kimyasındaki bu tür değişikliklerin izlenmesi, koruma biyologlarına, türlerin kritik eşiklere ulaşıp ulaşmadığını belirlemede yardımcı olabilir.

Ayrıca, küresel ısınmanın etkileri sadece fizyolojik stresle sınırlı kalmamaktadır. WWF raporlarına göre, Kuzey Kutbu'nun küresel ortalamanın iki katı hızla ısınması, kutup ayılarının avlanma dönemlerini kısaltarak beslenme aralarını uzatmaktadır. Bu tür biyolojik izleme yöntemlerinin geliştirilmesi, iklim krizinin ekosistemler üzerindeki etkilerini daha hızlı ve nicel olarak değerlendirme imkanı sunar. Araştırmacılar, ozmolalite verilerini kullanarak, belirli coğrafyalardaki memeli topluluklarının adaptasyon yeteneklerinin sınırlarını belirleyebilirler.

Bu bağlamda, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma çabaları, WWF'in de savunduğu gibi, yeşil yatırımların payını artırarak düşük karbon uygulamalarını teşvik etmeyi gerektirmektedir. Bu bilimsel veriler, çevresel politikaların şekillendirilmesinde somut fizyolojik kanıtlara dayalı, acil eylem gerekliliğini desteklemektedir.

17 Görüntülenme

Kaynaklar

  • The Conversation

  • Journal of Experimental Biology

  • PubMed

  • ResearchGate

  • Journal of Experimental Biology

  • ResearchGate

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?

Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.