İçsel Motivasyon ve Tutarlı Tekrar Sürdürülebilir Başarının Anahtarıdır
Düzenleyen: Olga Samsonova
Yeni yılın başlangıcında ortaya çıkan hevesli kararların kısa sürede sönümlenmesi, bireysel değişim çabalarının yaygın bir paradoksu olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmalar, bireylerin aynı anda çok sayıda iddialı hedef belirlemesinin bu erken düşüşün temel nedeni olduğunu işaret etmektedir. Bu durum, başlangıç heyecanının hızla pratik zorluklar ve artan stres ile yer değiştirdiği büyük bir inşaat projesine başlamaya benzetilmektedir. Gerçekçi olmayan beklentilerle kurulan yeni yıl hedefleri, bireylerde motivasyon eksikliğine ve stres yönetimi sorunlarına yol açabilmektedir.
Gerçekçi olmayan planların tamamlanamaması, bireylerin başarısızlığı kişisel bir disiplin eksikliği olarak içselleştirmesine neden olmakta, bu da özgüven üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır. Bu türden bir özgüven zedelenmesi, gelecekteki değişim girişimlerini de sekteye uğratabilir. Uzun vadeli ve kalıcı değişimlerin tesis edilmesi, iki temel prensibe sıkı sıkıya bağlı kalmayı gerektirir: sıkıcı sayılabilecek düzeyde tutarlı tekrar ve hedefin arkasındaki içsel motivasyonun derinlemesine kavranmasıdır.
Davranış değişikliğinin en güçlü aracı, küçük adımların birikimidir; alışkanlıkların oluşumu üzerine yapılan çalışmalar, ortalama 66 günlük düzenli tekrarın yeni bir davranışı kalıcı hale getirebileceğini göstermektedir. Sürdürülebilir hedeflere ulaşmak için bireylerin kendilerine şu temel soruyu sormaları zorunludur: “Bu değişimi neden istiyorum?” Aile için daha fazla enerjiye sahip olmak veya iç huzuru yakalamak gibi öz belirlemeye dayalı içsel itici güçler, yaşamın kaçınılmaz engelleri olan stres ve yorgunluğa karşı direnç sağlar.
Dışsal motivasyon kaynaklarına dayalı hedefler, toplumsal beklentiler veya sosyal karşılaştırmalarla belirlendiğinde, bireyin öznel ihtiyaçlarıyla örtüşmediği için sürdürülebilirliğini hızla kaybeder. Sürdürülebilir değişim, artık bir depar değil, sürekli bir maraton olarak ele alınmakta, bu da küçük ve istikrarlı adımların atılmasını ve öz şefkatin benimsenmesini vurgulamaktadır. Etkili hedef belirleme stratejileri, hedeflerin SMART prensiplerine (Özgül, Ölçülebilir, Erişilebilir, İlgili, Zaman Sınırlı) uygun olmasını gerektirir.
Eski Babillerin 4000 yıl öncesine dayanan yeni yıl kararı alma geleneği, zamanla Antik Roma döneminde gelecek için vaatlerin verildiği bir ritüele evrilmiştir. Güncel yaklaşımlar, esnekliği ve aksaklıkları kabul etmeyi önceliklendirmekte, değişimi acımasız bir zorlama yerine bir iş birliği süreci olarak çerçevelemektedir. Bu kabul, davranış değişikliklerinin doğrusal bir ilerleme izlemediği, dalgalı bir yapıya sahip olduğu gerçeğine dayanır. Kalıcı başarı, sadece neyi başarmak istediğimizle değil, bu değişimi neden ve nasıl istikrarlı bir şekilde sürdüreceğimizle doğrudan ilişkilidir.
15 Görüntülenme
Kaynaklar
Republica
Psychology Today
Forbes
Harvard Business Review
National Center for Biotechnology Information
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
