
60 Yaş Üstü Bireylerde Mutluluğu Etkileyen Alışkanlıklar ve Amaç Odaklı Yeniden Yapılanma Stratejileri
Düzenleyen: Olga Samsonova

Psikolojik araştırmalar, birçok yetişkinin 60 yaşını geçtikten sonra, teorik olarak daha fazla özgürlüğe sahip olmaları gereken bir döneme girmiş olmalarına rağmen, farkında olmadan günlük neşeyi ve canlılığı azaltan ince alışkanlıklar geliştirdiğini göstermektedir. Bu neşeyi azaltan rutinler arasında, sosyal bağları ve esnekliği kısıtlayan aşırı planlama, geçmişteki anılara takılıp kalma ve kolaycılığa dayalı sosyal geri çekilme eğilimleri yer almaktadır. Araştırmalar, aşırı planlamanın merak için gerekli olan "boş alanları" ortadan kaldırdığını, geçmişteki görkemli anılara odaklanmanın ise mevcut anı yetersiz kıldığını ortaya koymaktadır.
Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas'ın da belirttiği gibi, fiziksel aktivitenin genel yaş grupları için iyi oluş üzerindeki pozitif etkileri geçerli olsa da, yaşlı popülasyonda sosyal fiziksel aktivitelerin önemi artmaktadır; bu durum, sosyal etkileşimin psikolojik iyi oluşun temel bir bileşeni olduğunu dolaylı olarak desteklemektedir. Bu olumsuz döngüleri kırmak amacıyla, rutinleri duyusal ritüellere dönüştürerek donuklaşmayı engellemek ve sürekli 24 saat haber tüketimini medya-serbest pencereler belirleyerek sınırlamak gibi somut stratejiler uygulanabilir.
Öte yandan, modern üretkenlik eğilimleri, başarı ve stres azaltmanın anahtarı olarak tekil odaklanmayı önermektedir. Bu yaklaşım, özellikle dijital çağın dikkat dağıtıcı unsurları karşısında dengeleyici bir rol üstlenir. "Tek Görevli Çalışma" (Monotasking) felsefesi, çoklu görev yapmanın odaklanmayı ve verimliliği düşürebileceği gerçeğine dayanarak tüm dikkat ve enerjinin tek bir göreve yönlendirilmesini savunur. Üretkenlik alanında öne çıkan "Bir'in Kuralı" gibi felsefeler, derin çalışmayı teşvik etmek ve bağlam değiştirmenin yarattığı stresten kaçınmak için günlük olarak en önemli tek bir görevin (MIT) belirlenmesini zorunlu kılar. Bu tekil odaklanma, güçlü bir başarı hissi ve zaman üzerinde artan kontrol sağlayarak, yaşlılıkta edinilen kontrol kaybı hissine karşı koyabilir.
İbn Haldun Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sefa Bulut'un da vurguladığı gibi, 19. yüzyılda yaşam beklentisi 40 yaş iken, günümüzde sağlıklı ve mutlu yaşlanma kavramları öne çıkmıştır; zira insanlar 60-65 yaşlarında dahi sağlıklı ve aktif kalabilmektedir. Bu bağlamda, üretkenlik ilkelerinin benimsenmesi, yaşlılık döneminin potansiyelini maksimize etmede faydalı olabilir. İlaveten, sabahları yatağı toplamak gibi küçük ve kasıtlı eylemler, psikolojik esenliğin temelini oluşturan "kilit alışkanlıklar" olarak işlev görür. Bu basit eylem, erken bir başarı hissi yaratarak dopamin salınımını tetikler ve kaygıyı yönetmek ile duygusal düzenlemeyi iyileştirmek için hayati önem taşıyan bir kontrol ve öngörülebilirlik duygusunu besler.
Araştırmalar, anlamlı sosyal ilişkiler kurmanın ve anlamlı faaliyetlerde bulunmanın, bireylerin mutluluk ve memnuniyet düzeylerini artırdığını göstererek sosyal katılımın bir kilit alışkanlık olduğunu vurgulamaktadır. İlginç bir gözlem, 40 ila 59 yaş arasındaki demografik grubun kişisel memnuniyet anketlerinde "en az mutlu" grup olmasına rağmen, yaklaşık 54 yaşından sonra yaşam bakış açısının istikrarlı bir şekilde iyileşmesidir; bu durum, yaş ilerledikçe edinilen bilişsel ve davranışsal ayarlamaların pozitif etkisine işaret etmektedir. Psikolojik iyi oluşun ölçülmesi amacıyla geliştirilen Yaşlılarda Psikolojik İyi Oluş Ölçeği'nin (YPİOÖ) Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısının 0,89 olarak bulunması, ölçeğin yapısal sağlamlığını ve güvenilirliğini teyit etmektedir. Nihayetinde, ileri yaşlarda neşeyi geri kazanmak, zihinsel dağınıklığı azaltmaya, kasıtlı odaklanmayı benimsemeye ve küçük, pozitif davranışsal çapaları beslemeye bağlıdır.
29 Görüntülenme
Kaynaklar
smithamevents.com.au
Ad Hoc News
smithamevents.com.au
Global English Editing
Cottonwood Psychology
Money Talks News
Concordia University
Northeastern University
YouTube
Four O'Clock Faculty
DeepFocusPro
Inc. Magazine
Oreate AI
The psychology of making your bed every morning: 5 surprising benefits most people miss
The Power of Bed Making | Health Library - Lake Granbury Medical Center
Making Your Bed Right After You Wake Up: What Psychologists Say It Reveals About You
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.



