Kuzey Almanya Sanayisi Tedarik Zincirlerini ABD Korumacılığına Karşı Yeniden Yapılandırıyor

Düzenleyen: gaya ❤️ one

Amerika Birleşik Devletleri'nin uyguladığı korumacı ticaret politikalarına doğrudan bir tepki olarak, Kuzey Almanya'daki sanayi kuruluşları tedarik zincirlerini ve pazar bağımlılıklarını yeniden şekillendirmeye başladı. Bu kritik dönüşüm, işveren dernekleri Nordmetall ve AGV Nord tarafından 13 Şubat 2026'da yayımlanan bir anketle somutlaştı. Ankete katılan firmaların dörtte birinden fazlası, özellikle dijital altyapı alanında ABD'li şirketlere olan bağımlılıklarını azaltma niyetini açıkça beyan etti. Bu durum, 2026 yılı itibarıyla Kuzey Almanya ekonomisinde dijital egemenliğin ne denli öncelikli hale geldiğini göstermektedir.

Söz konusu araştırmada, Nordmetall ve AGV Nord'un 147 üye şirketi arasında, 26 Ocak ile 4 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen anketin detayları, endüstriyel stratejilerdeki değişimi gözler önüne seriyor. Verilere göre, katılımcıların yüzde 25'i ABD'ye yönelik ihracat çabalarını alternatif pazarlara doğru yönlendirirken, yaklaşık beşte birlik bir kesim ise ABD'den ara ürün tedarikini kesmek amacıyla tedarik zincirlerini yeniden organize ediyor. Bu veriler, Kuzey Almanya ekonomisinin yaklaşık 180.000 çalışanını temsil eden bu dernekler bünyesindeki firmaların, jeopolitik risklere karşı kapsamlı bir riskten korunma stratejisi izlediğini ortaya koymaktadır.

Nordmetall Yönetici Direktörü Dr. Nico Fickinger, ABD ile asırlık ticaret ilişkilerine olan güvenin, süregelen ticaret anlaşmazlıkları nedeniyle aşınmakta olduğunu belirtti. Fickinger, Kuzey Almanya ekonomisinin geleceği için, 17 Ocak 2026'da Paraguay'da imzalanan ancak henüz tüm AB üye devletlerinin onayını bekleyen AB-Mercosur anlaşması ile AB-Hindistan ticaret anlaşmasının siyasi engellerden arındırılması ve hızla hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu anlaşmalar, 700 milyonluk bir pazarı kapsayarak ticaret hacmini artırma potansiyeli taşımaktadır.

Bu stratejik yeniden yapılanma, ABD'nin korumacı adımlarına karşı bir savunma mekanizması olmanın ötesinde, dijital bağımsızlık arayışını da içeriyor. Şirketler, yazılım ve yapay zeka uygulamaları için aktif olarak yeni sağlayıcılar arıyor; bu da teknolojik özerkliğin somut bir iş gerekliliği olduğunu gösteriyor. Buna karşın, anket sonuçları ilginç bir tezat ortaya koydu: Katılımcı firmaların yüzde altısı, olası ithalat tarifelerinden kaçınmak amacıyla ABD topraklarında kendi üretim tesislerini kurma yoluna gidiyor. Bu durum, küresel ticaretin karmaşık adaptasyon dinamiklerini sergilemektedir.

Kuzey Almanya sanayisinin bu hızlı yön değiştirmesi, Avrupa Birliği içindeki siyasi uygulamalara yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor. Sanayi temsilcileri, Mercosur anlaşmasının gecikmesi ve Avrupa Parlamentosu'nun Ocak 2026'da anlaşmanın gözden geçirilmesi kararı sonrasındaki siyasi tıkanıklıklar konusunda, endüstriyel gereklilikler ile siyasi uygulama hızı arasındaki uyumsuzluğu dile getiriyor. Bu bağlamda, Kuzey Almanya sanayisinin dijital altyapı ve tedarik zinciri hamleleri, Avrupa'nın kendi ticaret anlaşmalarını hızlandırma konusundaki yavaşlığına da bir yanıt niteliği taşımaktadır.

Öte yandan, Alman kamuoyu nezdinde ABD'ye yönelik algı sert bir değişim gösterdi; Ocak 2026'da yapılan bir ankete göre Alman halkının yüzde 65'i ABD'yi dünya barışı için en büyük tehditlerden biri olarak görüyor. Bu oran, bir yıl önceki yüzde 46'lık orana kıyasla önemli bir artışı temsil ediyor. Bu gelişmeler, Alman makine endüstrisinin (VDMA) ABD'nin çelik ve alüminyum bazlı ürünlere uyguladığı yüzde 50'lik özel tarifelere verdiği tepkiyle de örtüşmektedir; VDMA Başkanı Bertram Kawlath, bu tarifelerin Avrupa makine sektörünü orantısız etkilediğini belirtmiştir.

5 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Ad Hoc News

  • Borkener Zeitung

  • upday News

  • EU Trade - European Union

  • aktiv im Norden

  • Wikipedia

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.