Küba, Vatikan ile Diyalog ve ABD Baskısı Gölgesinde 51 Mahkumu Serbest Bırakıyor

Düzenleyen: Tatyana Hurynovich

Küba, Vatikan ile Diyalog ve ABD Baskısı Gölgesinde 51 Mahkumu Serbest Bırakıyor-1

Küba hükümeti, 12 Mart 2026 Perşembe günü yaptığı resmi açıklamada, Vatikan ile yürütülen diplomatik iş birliği çerçevesinde 51 mahkumun serbest bırakılmasına karar verildiğini duyurdu. Küba Dışişleri Bakanlığı tarafından bir 'iyi niyet göstergesi' olarak nitelendirilen bu insani adım, Kutsal Makam ile sürdürülen yakın diyaloğun somut bir sonucu olarak sunuldu. Serbest bırakılacak kişilerin kimlikleri ve mahkumiyet gerekçeleri hakkında detaylı bilgi verilmezken, bu kararın yaklaşan Kutsal Hafta münasebetiyle alındığı ve cezalarının önemli bir kısmını tamamlamış, örnek davranış sergileyen kişileri kapsadığı belirtildi.

Bu kritik gelişme, Şubat ayı sonunda gerçekleşen yoğun diplomatik temasların ardından geldi. Özellikle Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla'nın 28 Şubat 2026 tarihinde Papa XIV. Leo ile gerçekleştirdiği görüşme, sürecin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Kutsal Makam'ın Küba'daki sorunların çözümünde her zaman diyalog yolunu savunduğunu defalarca vurguladı. Havana yönetimi bu tahliyeleri ceza infaz sisteminin rutin ve egemen bir uygulaması olarak tanımlasa da, siyasi analistler bu hamleyi Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel'in yapacağı önemli açıklamalar öncesinde uluslararası eleştirileri hafifletme çabası olarak değerlendiriyor. Fidel Castro'nun torunu Sandro Castro da bu tür adımların devam etmesi yönündeki temennilerini dile getirdi.

Mahkumların serbest bırakılması, adada derinleşen ekonomik krizin ve Washington'dan gelen sert baskıların gölgesinde gerçekleşiyor. Havana, ekonomik darboğazın temel nedeni olarak yıllardır süregelen yaptırımları gösteriyor. Özellikle 3 Ocak 2026 tarihinden itibaren, Venezuela'da Nicolas Maduro yönetiminin devrilmesi ve ABD'nin yeni yaptırımları sonucunda petrol sevkiyatının durması, Küba'da ciddi bir yakıt krizine yol açtı. Hükümet, 2026 yılı için ekonomide yalnızca yüzde birlik marjinal bir büyüme öngörüyor. Bu krize yanıt olarak Küba, durumu stabilize etmek amacıyla devlet dışı sektörle ortak girişimlerin kurulmasını kolaylaştıran yeni yasal düzenlemeleri hayata geçirdi.

Havana ile Washington arasındaki ilişkilerdeki gerginlik ise tırmanmaya devam ediyor. Başkan Donald Trump yönetimi, adaya döviz ve petrol akışını kesmeye yönelik stratejiler izlerken, insani yardımların devlet kurumları yerine doğrudan Katolik Kilisesi aracılığıyla ulaştırılması konusunda ısrar ediyor. Vatikan'ın bu süreçteki arabulucu rolü, 2015 yılında Obama döneminde yaşanan yumuşama sürecinde 553 mahkumun serbest bırakılmasını sağlayan tarihi emsaline dayanıyor. Benzer şekilde, Ocak 2025'te muhalif isim José Daniel Ferrer'in serbest bırakılması da yine Vatikan'ın diplomatik girişimleri sayesinde mümkün olmuştu.

Öte yandan, uluslararası insan hakları örgütleri gerilimin koşulsuz olarak düşürülmesi ve Félix Navarro ile Luis Manuel Otero Alcántara gibi tanınmış düşünce suçlularının serbest bırakılması yönündeki çağrılarını yineliyor. Justicia11J örgütü ülkede 760 siyasi mahkum olduğunu iddia ederken, Prisoners Defenders verileri Ocak 2026 sonu itibarıyla bu sayının 1.207 kişiye ulaştığını gösteriyor. Sivil toplum kuruluşları ayrıca, 2025 yılı ile 2026 Mart ayı başı arasında en az 46 mahkumun tıbbi yardım eksikliği nedeniyle hayatını kaybettiğini rapor ederek cezaevi koşullarına dikkat çekiyor.

2 Görüntülenme

Kaynaklar

  • IT News zu den Themen Künstliche Intelligenz, Roboter und Maschinelles Lernen - IT BOLTWISE® x Artificial Intelligence

  • DH.be

  • Marketscreener

  • CiberCuba

  • BörsenNEWS.de

  • KUBAKUNDE

  • Agenzia Nova

  • TVA Nouvelles

  • TV5MONDE

  • INFOVATICANA

  • Latin Times

  • Amnestie internationale

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.