Orta Doğu'da Gerilim Tırmanıyor: İran-ABD Çatışmasının Gölgesinde Husiler İsrail'i Hedef Aldı

Düzenleyen: Tatyana Hurynovich

Orta Doğu coğrafyasındaki bölgesel gerginlik, 27 Mart Cuma ve 28 Mart Cumartesi 2026 tarihlerinde kritik bir eşiğe ulaşarak küresel güvenliği tehdit eder hale geldi. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat 2026 tarihinde İran'a karşı başlattığı kapsamlı "Destansı Öfke" (Epic Fury) operasyonu tüm hızıyla sürerken, askeri tırmanış yeni ve tehlikeli bir boyuta evrildi. Bu kritik süreçte, Yemenli Husi milislerinin İsrail topraklarına yönelik gerçekleştirdiği doğrudan saldırılar ve İran'ın Suudi Arabistan'daki Amerikan askeri mevzilerine verdiği sert yanıtlar, çatışmanın sınırlarını genişletti. Askeri harekatların gölgesinde, küresel deniz ticaret yollarını korumaya ve topyekün bir savaşı önlemeye yönelik yoğun diplomatik trafik de eş zamanlı olarak devam ediyor.

27 Mart Cuma günü, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın güneydoğusunda stratejik bir konumda bulunan ve Amerikan kuvvetlerinin bölgedeki en önemli lojistik merkezlerinden biri olan Prens Sultan Hava Üssü, İran kaynaklı ağır bir füze ve insansız hava aracı saldırısına maruz kaldı. Associated Press'in güvenilir kaynaklara dayandırdığı raporlara göre, bu sofistike saldırı sonucunda 15 Amerikan askeri personeli yaralandı ve bunlardan beşinin durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. Bu olay, bölgedeki Amerikan varlığına yönelik ilk saldırı değil; nitekim Mart ayının başlarında aynı üsse düzenlenen bir başka saldırıda bir asker hayatını kaybetmişti. "Destansı Öfke" operasyonunun başladığı 28 Şubat'tan bu yana ABD ordusunun toplam kaybı 13 ölüye ulaşırken, yaralı sayısının 300'ü aşması Washington'daki askeri planlamacıları endişelendiriyor.

28 Mart Cumartesi günü ise İran tarafından desteklenen Yemen'deki Husiler (Ensarullah hareketi), İsrail'in güney kesimindeki askeri tesislere yönelik ilk doğrudan balistik füze saldırısını gerçekleştirdiklerini resmen duyurdu. Husi askeri sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri, yaptığı açıklamada "bir dizi füze" kullanarak İsrail'in hayati önemdeki askeri noktalarını hedef aldıklarını belirtti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada ise hava savunma sistemlerinin yaklaşan balistik füzeyi başarıyla imha ettiği, herhangi bir can kaybı veya yapısal hasarın meydana gelmediği teyit edildi. Husiler, bölgedeki direniş cephelerine yönelik saldırılar tamamen durana kadar operasyonlarını kararlılıkla sürdüreceklerini ve İsrail üzerindeki baskıyı artıracaklarını ilan ettiler.

Pentagon, bölgedeki caydırıcılığını artırmak ve müttefiklerini korumak amacıyla askeri yığınağını hızlandırma kararı aldı. Bu kapsamda, elit 82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı Acil Müdahale Kuvvetleri'nden yaklaşık 2.000 ila 3.000 askerin ivedilikle bölgeye sevk edilmesi talimatı verildi. Ayrıca, 31. Deniz Piyade Seferi Birimi'nden (31st MEU) yaklaşık 2.500 deniz piyadesini taşıyan USS Tripoli amfibi hücum gemisinin Mart 2026 sonuna kadar Basra Körfezi sularına girmesi planlanıyor. MV-22 Osprey konvertoplanları ve beşinci nesil F-35B savaş uçaklarıyla donatılmış bu devasa gücün, özellikle İran'ın stratejik Harg Adası gibi noktalarda olası bir çıkarma operasyonu için hazırlık yaptığı değerlendiriliyor. 82. Tümen karargahının Kuveyt'te konuşlandırılması ise bölgedeki Amerikan güç projeksiyonunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Savaş tamtamları çalarken, diplomatik kanallarda tansiyonu düşürmeye yönelik çok uluslu girişimler de hız kazandı. Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarının 29-30 Mart 2026 tarihlerinde İslamabad'da bir araya gelerek krizden çıkış stratejilerini ele almaları bekleniyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Washington ile Tahran arasında köprü kurarak ABD tarafından önerilen 15 maddelik barış planını taraflara iletmekte merkezi bir rol üstleniyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın 28 Mart'ta Başbakan Şerif ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, anlamlı bir diyalog süreci için karşılıklı güvenin tesis edilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulaması, diplomatik çözüm umutlarını canlı tutuyor.

Mevcut çatışma ortamı, küresel lojistik ağları ve enerji güvenliği üzerinde de yıkıcı etkiler yaratmaya başladı. Dünya deniz ticaretinin yaklaşık %12'sinin geçiş güzergahı olan Babülmendep Boğazı'nın Husiler tarafından hedef alınması, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasıyla birleşince küresel bir tedarik zinciri krizini tetikledi. Babülmendep'in tamamen kapanması ihtimali, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret rotalarına 7 ila 10 günlük ek süreler ekleyerek navlun maliyetlerinin fırlamasına neden olabilir. Bu riskli duruma karşı proaktif bir adım atan Suudi Arabistan, petrol ihracatının stratejik bir kısmını Basra Körfezi yerine Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanı üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmaya başladı. Bölgedeki bu karmaşık askeri ve ekonomik denklem, önümüzdeki günlerde atılacak adımların küresel dengeler açısından ne denli belirleyici olacağını gösteriyor.

9 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Fox News

  • Deutsche Welle

  • Deutsche Welle

  • Bloomberg Business

  • Daily Mail Online

  • Deutsche Welle

  • Al Jazeera Online

  • The Jerusalem Post

  • Air & Space Forces Magazine

  • Military Times

  • The Washington Post

  • U.S. Central Command

  • Reuters

  • Al Jazeera

  • The Times of Israel

  • Atlantic Council

  • International Centre for Dialogue Initiatives (ICDI)

  • The Times of Israel

  • The Jerusalem Post

  • Middle East Eye

  • Britannica

  • THE TIMES OF INDIA

  • The Economic Times

  • The Indian Express

  • Kalinga TV

  • Vertex AI Search

  • Vertex AI Search

  • Vertex AI Search

  • Vertex AI Search

  • Vertex AI Search

  • Pakistan

  • AFP

  • Reuters

  • Geo News

  • The Times of Israel

  • Kyiv Post

  • The Associated Press

  • Kyiv Post

  • The Guardian

  • The New Voice of Ukraine

  • Al Jazeera English

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.