Arıların Matematiksel Bilişinin Evrensel İletişim İçin Model Olarak İncelenmesi

Düzenleyen: Tetiana Martynovska 17

Son dönemde yayımlanan bir bilimsel makale, evrensel yıldızlararası iletişim için matematiksel temelleri esas alan yenilikçi bir yaklaşım sunarak bilim camiasında dikkat çekti. Bu önerinin merkezinde, bal arılarında gözlemlenen matematiksel kapasitelerin, birbirinden evrimsel olarak uzak iki zekanın kozmik mesafeler boyunca iletişim kurabilmesi için yerel bir model olarak kullanılması fikri yer almaktadır. Araştırmacılar, insanlarla arılar arasındaki yaklaşık 600 milyon yıllık evrimsel ayrılığa rağmen, her iki türün de temel matematiksel anlayışları paylaştığını öne sürüyorlar.

Bu çalışma, Monash Üniversitesi ve RMIT Üniversitesi'nden araştırmacıların katkılarıyla şekillenmiş olup, akademik dergi Leonardo’da yayımlanmıştır. Bulgular, arıların deneysel olarak basit toplama ve çıkarma işlemlerini (bir birimle), tek ve çift sayıları kategorize etmeyi ve sıfır kavramını bir sayısal değer olarak anlama yeteneğini doğrulamaktadır. RMIT Üniversitesi'nden Doçent Doktor Adrian Dyer, sıfır kavramının modern matematiğin ve teknolojik ilerlemelerin temel taşı olduğunu belirtmiştir. Bu bilişsel yetenekler, arıların yalnızca bir milyon nöron içeren minyatür beyinleriyle karmaşık sayısal kuralları uygulayabildiğini göstererek, gelişmiş sayısal bilişin beklenenden daha yaygın olabileceği çıkarımını desteklemektedir.

Bu yeni perspektif, insanlığın evrende yalnız olup olmadığına dair süregelen merakla güncel bir bağlam kazanmaktadır. Yıldızlararası mesafelerde iletişim kurmanın zorluğu, en yakın yıldıza gidiş-dönüş mesajının on yıldan fazla süreceği gerçeğiyle vurgulanmaktadır. Bu zorluk karşısında, Galileo Galilei'nin 17. yüzyılda evrenin matematik diliyle yazıldığı yönündeki görüşü yeniden önem kazanmaktadır; zira matematik, evrenin anlaşılabilir düzenini yansıtan evrensel bir yapı sunar.

Geçmişteki insanlık çabaları da bu matematiksel yaklaşımın izlerini taşımaktadır. Örneğin, 1974’te Puerto Riko’daki Arecibo Teleskobu’ndan gönderilen Arecibo mesajı ve 1977’de uzaya bırakılan Voyager Altın Plakları, her ikisi de matematiksel ve fiziksel nicelikleri iletişim aracı olarak kullanmıştır. Arecibo mesajı, iki asal sayının çarpımı olduğu için dikdörtgen şeklinde 73 satır ve 23 sütun olarak düzenlenmiş 1679 ikili basamaktan oluşuyordu. Bu çabalar, dil engellerini aşma potansiyeli taşıyan evrensel bir iletişim omurgası olarak matematiğin gücünü tarihsel olarak kanıtlamaktadır.

Monash Üniversitesi'nden Dr. Scarlett Howard liderliğindeki çalışmalar, arıların sayıları tıpkı insanlar gibi soldan sağa doğru sıralama eğiliminde olduğunu da ortaya koymuştur. Bu bulgu, evrimsel olarak bu kadar uzak bir atadan gelen iki türün, bilgi işlemeyi verimli bir şekilde düzenleme biçimlerinde benzerlikler olduğunu göstererek, bilişsel eğilimlerin kökenleri hakkında önemli ipuçları sunmaktadır. Arıların karmaşık bilişsel süreçlere yatkınlığı, zekanın ve karmaşık bilişin yalnızca büyük beyinlere özgü olmadığını, aynı zamanda evrimsel olarak farklı yollardan gelişebilen esnek sistemlerde de var olabileceğini göstermektedir.

17 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Space.com

  • Universe Today

  • Science Alert

  • VICE

  • Science Alert

  • nasaspacenews

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.