Dans Psikolojisi: Beyin Sağlığı ve Duygudurum Üzerindeki Çok Yönlü Etkileri

Düzenleyen: Olga Samsonova

Ritmik hareketlerin bilişsel gelişimi destekleme ve zihinsel esenliği artırma potansiyeli, dans psikolojisi alanındaki yeni araştırmalarla ortaya konmaktadır. Yapılandırılmış dans pratiği, beynin birden fazla bölgesini eş zamanlı aktive ederek nörogenez, yani yeni nöral bağlantıların oluşumunu teşvik eder; bu da hafıza keskinliğini ve zihinsel çevikliği doğrudan iyileştirir.

Düzenli dans etmenin demans riskini düşürmede belirgin bir rol oynadığına dair bulgular mevcuttur. Albert Einstein Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından 1980'lerin başında başlatılan ve yirmi yıla yakın süren bir çalışmaya göre, sık sık dans eden (haftada birden fazla) bireylerin demans riskinin, nadiren dans edenlere kıyasla yüzde 76 daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu, bulmaca çözme gibi diğer zihinsel uğraşların sağladığı faydalardan daha derin olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın tasarımı, erken evre demans hastalarının aktiviteden kaçınma olasılığını dengelemek için uzun bir gözlem süresi içermiştir.

Karmaşık koreografilerin gerektirdiği koordinasyon, uzamsal farkındalığı ve problem çözme yeteneklerini artırmaktadır. Imperial College London'daki çalışmalar, müzik eşliğinde yapılan hareketin beyincik ve serebral korteks gibi alanları etkilediğini ve denge ile bilişsel düşünme işlemlerini olumlu yönde şekillendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, Frontiers in Aging Neuroscience dergisinde yayımlanan bir araştırma, dansın çalışma belleğini ve problem çözme becerilerini güçlendirdiğini doğrulamıştır.

Dans eylemi, vücutta endorfin, dopamin ve serotonin gibi nörokimyasalların salınımını tetikleyerek doğal bir ruh hali yükselmesine ve anksiyetenin azalmasına katkıda bulunur. Grup halinde yapılan senkronize hareketler ise oksitosin salınımını tetikleyerek sosyal bağları güçlendirir ve izolasyon hissini azaltmaya yardımcı olur. Bu entegre süreç; fiziksel, duyusal ve bilişsel işlemenin birleşimi sayesinde dansı, yaşam boyu süren nöral plastisiteyi destekleyen kapsamlı bir nörolojik egzersiz haline getirmektedir.

Dans ve Hareket Terapisi, bireyin duygusal, bilişsel, fiziksel ve sosyal bütünlüğünü güçlendirmek amacıyla hareketin terapötik kullanımına odaklanarak, özellikle Türkiye'de de giderek artan bir önem kazanmıştır. Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, dansın kinestetik, rasyonel, müzikal ve emosyonel işlevlerin eşgüdümünü gerektirmesi nedeniyle Alzheimer riskini düşürmede en yüksek etkiye sahip aktivite olduğunu belirtmiştir. Dr. Rehfeld'in deneylerinde, sürekli değişen dans rutinleri sunulan yaşlı katılımcıların, zaman baskısı altında rutinleri hatırlama zorunluluğu nedeniyle belirgin denge farkları sergilediği ve bu zorlukların yaşlanma karşıtı etkileri maksimize ettiği görülmüştür.

5 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Madhyamam

  • En Face Magazine

  • The Indian Express

  • NeuroscienceofDance

  • National Geographic

  • Psychology Today

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.