Sosyal Medya Kıyaslamasını Öz Gelişime Yönlendiren Dört Aşamalı Süreç
Düzenleyen: Olga Samsonova
Psikoloji araştırmaları, idealize edilmiş sosyal medya içeriklerinin tetiklediği yetersizlik hislerinin, belirli bir dört aşamalı metodoloji kullanılarak öz-gelişim motivasyonuna dönüştürülebileceğini ortaya koymaktadır. Sosyal karşılaştırma teorisi, bireylerin kendilerini değerlendirmek için başkalarıyla kıyaslama yaptığını belirtir; bu süreç, özellikle yukarı doğru kıyaslamalarda özsaygı düşüşüne neden olabilir. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bu durum daha yoğun bir baskı haline gelmiştir; zira kullanıcıların %55 ila %70'i sosyal medyada gezinirken bir tür karşılaştırma yapmaktadır.
Psikoloji alanında aday olan Elena Shpagina, bu tür karşılaştırma zirvelerinin, gerçek hayatın karmaşıklığı yerine filtrelenmiş ilişki ideallerinin ön planda olduğu Sevgililer Günü civarında doruğa ulaştığını belirtmektedir. Sevgililer Günü, tarihsel olarak Aziz Valentine anısına sevgi ve şefkatin kutlandığı bir gün olsa da, günümüzde sosyal medya ve tüketim kültürü etkisiyle romantik beklentilerin arttığı bir dönem olarak algılanmaktadır. Bu dönemde dijital platformlar yoğun kullanılırken, bazı araştırmalar bu beklenti baskısının ilişkilerde gerilime yol açabildiğini göstermektedir.
Bu olumsuz duygusal döngüyü kırmak ve enerjiyi yapıcı bir yöne kanalize etmek amacıyla dört temel adım önerilmektedir. İlk adım, kişinin kendi içsel sürecini, başkasının cilalanmış nihai sonucuyla karşılaştırdığını idrak etmesidir; bu, kişinin kendi gerçekliğine odaklanmasını sağlar. Festinger'ın 1954'te geliştirdiği Sosyal Karşılaştırma Teorisi, insanların genellikle kendilerine benzer kişilerle kıyaslama yaptığını öne sürerken, sosyal medya bu referans çeşitliliğini küresel bir boyuta taşımıştır.
İkinci aşama, dijital detoksifikasyon pratiğidir; bu, yalnızca idealize edilmiş yüzleri sergileyen hesaplara maruz kalmayı kısıtlamayı ve pasif gezinme yerine aktif, öz-odaklı meşguliyetleri benimsemeyi içerir. Dijital detoksun faydaları arasında zihinsel berraklık ve stres azalması yer alır; zira sürekli bildirim akışı dikkat dağınıklığına neden olmaktadır. Üçüncü adım, karşılaştırma enerjisini yeniden çerçevelemektir; bu, kişinin "Gerçekten ne istiyorum?" sorusunu sormasını ve kıskançlığın ardındaki asıl ihtiyacı tanımlamasını gerektirir.
Festinger'ın teorisi başlangıçta yetenek ve fikirlerin doğru değerlendirilmesine odaklanırken, sonraki çalışmalar yukarı doğru karşılaştırmaların ilham verici olabileceğini ve benlikteki olumlu değişikliklerle ilişkilendirilebileceğini göstermiştir. Son olarak, dördüncü adım, sosyal medyada gösterişli olmasa bile kişisel olarak değeri olan sıradan anlara yönelik şükran duymaktır. Bu bilinçli farkındalık yaklaşımı, sosyal karşılaştırmayı negatif bir duygu kaynağı olmaktan çıkarıp, kişinin kendi gerçek hayatındaki eyleme geçirilebilir adımlara odaklanarak bir öz-gelişim kıvılcımına dönüştürmeyi amaçlar.
6 Görüntülenme
Kaynaklar
Oxu.Az
Газета.Ru
Top.Mail.Ru
PsyJournals.ru
ВК Пресс» Краснодар
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
