Japonya'dan Güneş Enerjisinde İki Cepheli Stratejik Atılım

Düzenleyen: Svetlana Velgush

Japonya, fotovoltaik enerji sektöründe geleneksel düz panel tasarımını aşmayı ve geleceğin teknoloji liderliğini pekiştirmeyi hedefleyen çift yönlü bir hamle başlattı. Bu girişimlerin merkezinde, Kyosemi Corporation tarafından geliştirilen ve Sphelar olarak bilinen küresel mikro güneş hücreleri yer alıyor. Yaklaşık 1 ila 2 milimetre çapındaki bu minik küresel hücreler, gelen ışığı, yansıyan ışığı ve dağınık ışığı hemen her açıdan yakalayarak güneş izleme sistemlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. 2026'nın başlarında yapılan testler, bu hücrelerin etkinliğini doğruladı ve endüstriye örnek numunelerin tedarikine başlandı. Charles Fritts'in 1883'te geliştirdiği ilk fotovoltaik hücrenin yüzde 1 ila 2 verimliliğine kıyasla, Sphelar hücrelerinin enerji dönüşüm verimliliği yüzde 20'ye yaklaşıyor.

Sphelar teknolojisinin üretim süreci, çevresel sürdürülebilirlik açısından da dikkat çekmektedir. Erimiş silikon toplarının oluşturulması için Japon Mikro Yerçekimi Merkezi'nde (JAMIC) mikro yerçekimi deneyleri kullanılıyor. Bu yöntem, sınırlı bir kaynak olan silikonun verimli kullanımını maksimize ederek hammadde atığını önemli ölçüde azaltmaktadır. Kyosemi, bu küresel yapı sayesinde hücrelerin şeffaf camlara entegre edilerek yüzde 20 ila 80 arasında şeffaflık sunan güç üreten pencereler oluşturulmasına olanak tanıdığını belirtiyor. Bu özellik, Sphelar'ı yalnızca bir enerji üreticisi değil, aynı zamanda bina cephe estetiğini ve iç konforu iyileştiren çok işlevli bir yapı elemanı haline getiriyor.

Öte yandan, Japonya hükümeti, bir sonraki nesil güneş teknolojisi olan perovskit hücrelerin ticarileşmesini hızlandırmak için stratejik adımlar atmaktadır. Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), 2026 mali yılı itibarıyla perovskit güneş hücrelerinin yurt dışı denemelerini sübvanse etme planlarını Şubat 2026'da duyurdu. Bu girişim, Japon inovasyonunun küresel pazarda aktif rol almasını sağlamayı ve teknolojiyi laboratuvar ortamından farklı iklim ve koşullardaki gerçek dünya uygulamalarına taşımayı amaçlamaktadır. Bu hamle, 1970'lerdeki petrol şokunun ardından güneş paneli teknolojisinde liderliği ele geçirip daha sonra Çin rekabetiyle pazar payı kaybeden Japonya'nın, enerji sektöründe yeniden öncü olma arzusunu yansıtmaktadır.

Japonya'nın bu teknolojik adımları, ülkenin yenilenebilir enerji hedefleriyle doğrudan ilişkilidir. Japonya'nın ulusal perovskit kurulum hedefi, 2040 yılına kadar 20 gigawatt olarak belirlenmiştir; bu miktar, yaklaşık 20 nükleer reaktörün üreteceği güce eşdeğerdir. Panasonic Holdings'in cam entegreli panelleri 2026'da ticarileştirmeyi hedeflemesi ve EneCoat Technologies'in de yine 2026'da seri üretim tesisi kurmayı planlaması, bu ivmenin kurumsal düzeyde de desteklendiğini göstermektedir. Perovskit panellerin esnekliği ve hafifliği, dağlık yapısı nedeniyle düz alan sıkıntısı çeken Japonya için ideal bir çözüm sunarken, METI, bu panellerin içerdiği kurşun ve kısa ömür gibi zorlukların aşılması için Yeşil İnovasyon Fonu aracılığıyla destek sağlamaktadır.

Bu iki farklı teknolojik yol, Japonya'nın güneş enerjisi alanındaki kapsamlı vizyonunu ortaya koymaktadır. Bir tarafta Kyosemi'nin Sphelar'ı, mevcut panel tasarımının geometrik sınırlamalarını aşarken, diğer tarafta METI'nin perovskit sübvansiyonları, hızla gelişen yeni nesil malzemelerin küresel ölçekte benimsenmesini sağlamayı hedeflemektedir. Bu stratejik yaklaşım, ülkenin 2040'a kadar elektrik talebinin yüzde 50'sini yenilenebilir enerjiden karşılama hedefine ulaşmasında kritik bir rol oynamayı amaçlamaktadır. Bu çaba, sadece teknolojik ilerlemeyi değil, aynı zamanda endüstriyel rekabetçiliği ve enerji bağımsızlığını güvence altına alma amacını taşımaktadır.

2 Görüntülenme

Kaynaklar

  • Clarin

  • El Adelantado EN

  • JAPAN Forward

  • PVKnowhow

  • Perovskite-Info

  • YouTube

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.