Çoğu kedi sahibi için tanıdık bir hikayedir: Odanın köşesinde pahalı bir tasarım yatak el sürülmeden dururken, evcil dostunuz inatla hırpalanmış bir karton kutunun içine girer veya dizüstü bilgisayarın klavyesine kıvrılır. Ancak The Dodo web sitesinin incelemesine göre, kedilerin gerçekten saatlerce vakit geçirdiği ve kendi istekleriyle seçtikleri bir yatak var: Tuft + Paw'dan Stellar Kedi Yatağı.
Söz konusu olan sadece sıradan bir lüks yatak değil; modern tasarıma kusursuz uyum sağlayan bu ticari ürün, insanların "ne kadar sevimli olmalı" şeklindeki hayallerinden ziyade, kedi doğasının gerçek anlamda kavranmasıyla ortaya çıkmış nadir bir mobilya örneğidir. Görünen o ki Tuft + Paw firması, bu modeli piyasaya sürmeden önce hayvan davranışlarını gözlemlemek için ciddi bir zaman harcamış ve sonuç oldukça ikna edici olmuş.
Milyarlarca dolarlık evcil hayvan endüstrisinde, geleneksel olarak sahiplerin duygularına odaklanan bir mantık hakimdir. Kediler yanından geçip gitse bile canlı renkler, sıra dışı formlar ve insanların dokunmaktan hoşlandığı materyaller her zaman iyi satıyor. Stellar Yatak ise bu kalıbı kırıyor. Yuvarlak yapısı güvenli bir yuva hissi yaratırken, özel süngerli minderi vücut ağırlığına uyum sağlayıp ısıyı koruyor; kaplamanın dokusu ise kedilerin bıyık ve pati hassasiyetine hitap ediyor. Görünüşe göre bu kombinasyon, vahşi doğada şekillenmiş olan köklü içgüdülere cevap veriyor.
Bir kedi bizim gözümüze çekici gelen şeyleri görmezden gelir ve bunun yerine ona güvenlik ve kontrol hissi veren bir alanı tercih eder. Stellar, modern bir dairenin estetiğinden ödün vermeden tam olarak bu tür bir alan sunmayı başarıyor.
Bu modelin başarısı, genel olarak sektöre dair bazı rahatsız edici soruları gündeme getiriyor. Hayvanların gerçek davranış özellikleri dikkate alınmadan daha kaç evcil hayvan ürünü tasarlanıyor? Veterinerler ve felinoloji uzmanları, kedilerin tamamen açıkta kalmadan saklanabilecekleri yerlere, yüksekliğe ve çevrelerini gözlemleme imkanına ihtiyaç duyduklarını uzun zamandır belirtiyorlar. Yatak üreticilerinin çoğu ise bu ihtiyaçları göz ardı ediyor.
Kedileri evin canlı birer süsü olarak görmeyi yavaş yavaş bırakıyor ve onlara birer özne olma hakkı tanıyarak kendi tercihlerini, alışkanlıklarını ve duygusal ihtiyaçlarını kabul etmeye başlıyoruz. Evcil hayvanınız sunulan bir eşyayı kendi isteğiyle seçtiğinde, aranızda gerçek bir karşılıklı anlayış hissi oluşur. Dolayısıyla endüstrinin, sadece insanların konfor anlayışını tatmin etmek yerine hayvanların gerçek davranışlarını incelemesi gerekiyor. Ancak o zaman evlerimiz, tüm sakinlerinin çıkarlarının gözetildiği gerçekten ortak yaşam alanlarına dönüşebilir.



