Constitution Avenue'daki Federal Rezerv binasının sessiz koridorlarında bugün, tarihe geçecek bir anın ağırlığı hissediliyor. Görünüşe bakılırsa Jerome Powell, başkanlık koltuğundaki son toplantılarından birini gerçekleştiriyor. Yaklaşık kırk beş dakika önce gelen verilere göre, düzenleyici kurumun politika faizini değiştirmeyerek sabit bırakması bekleniyor. İlk bakışta teknik bir hamle gibi görünen bu karar, aslında refahı Amerikan sisteminin istikrarına bağlı olan pek çok ülkenin para birimlerini, yatırımlarını ve ekonomik stratejilerini etkileyerek küresel finans akışlarını yeniden şekillendirme gücüne sahip.
Riskler sadece Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde sınırlı kalmıyor. Küresel sermaye, Washington'dan gelen sinyalleri adeta bir mıknatısa çekilen demir tozları gibi takip ediyor. Borçları genellikle dolar cinsinden olan gelişmekte olan piyasalar için yüksek faiz oranlarının korunması, ulusal para birimleri üzerindeki baskının ve sermaye çıkışı risklerinin devam etmesi anlamına geliyor. Avrupa ve Asya merkez bankaları ise kendi politikalarını ayarlarken Fed'in her adımını yakından izlemek zorunda kalıyor. Şu anda kritik bir onay sürecinden geçen Kevin Warsh'ın adaylığı, bir dönemin kapandığı hissini pekiştiriyor: Bir yönetim döneminde başlayıp diğeriyle devam eden Powell dönemi artık sona yaklaşıyor.
Powell, fiyat artışlarını dizginleme ile istihdamı koruma arasındaki hassas dengede kurumu eşi benzeri görülmemiş zorluklardan geçirdi. Yaklaşımı her zaman temkinli ve güncel verilere dayalı oldu; bu durum hem siyasi yelpazenin solundan hem de sağından sık sık eleştiri almasına yol açtı. Şimdi ise önceki Cumhuriyetçi yönetimle olan bağlarıyla tanınan aday Warsh'ın başkanlık koltuğuna yaklaşmasıyla piyasalar, mevcut çizginin mi korunacağını yoksa yeni önceliklerin mi belirleneceğini tahmin etmeye çalışıyor. Reuters ve Associated Press kaynakları, bugünkü toplantının mevcut formatta muhtemelen son toplantı olacağı konusunda hemfikir ve bu durum anın sembolik önemini daha da artırıyor.
Meselenin temelinde köklü bir kurumsal ikilem yatıyor: Siyasi kutuplaşmanın tavan yaptığı bir çağda Federal Rezerv ne kadar bağımsız kalabilir? Her yeni başkan, sadece bir yönetim tarzı değil, aynı zamanda enflasyon ve büyüme dengesine dair belirli bir felsefe de getiriyor. Warsh, adaylığı kesinleşirse öncelikleri daha fazla esneklik yönüne kaydırabilir. Ancak her türlü ani değişim tehlikelidir; zira piyasalar beklenmedik hamleleri asla affetmez. İşte tam da bu yüzden, bugünkü faiz dondurma kararı, halefine düzenli bir zemin bırakma çabası olarak görülüyor.
Geçmişte Fed'in politika değişikliğine dair en ufak bir ipucunun bile, sermayenin gelişmekte olan ekonomilerden panikle kaçtığı gerçek fırtınalara neden olduğunu hatırlamakta fayda var. Bugün durum farklı olsa da mekanizma aynı işliyor: Amerikan merkez bankası hala tüm orkestranın ritmini belirliyor. Powell görevindeki son adımlarını atarken, Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya kadar tüm merkez bankaları, kendi büyüme imkanlarının doların gücüne doğrudan bağlı olduğunu bilerek sinyalleri pürdikkat izliyor.
Sonuç olarak bu toplantı, modern ekonomide artık gerçek anlamda iç mesele diye bir kavramın kalmadığını hatırlatıyor. Washington'daki tek bir salonda alınan karar, anında tüm kıtalara yayılan bir rüzgara dönüşerek hükümetleri bütçelerini, yatırımcıları ise önceliklerini değiştirmeye zorluyor. Powell dönemi kapanıyor ancak belirlediği ritim, küresel finans sisteminin en beklenmedik köşelerinde bile uzun süre yankılanmaya devam edecek.



