Kadim Manolya Hattı: Paleoekolojik Miras ve Evrimsel Dayanıklılık
Düzenleyen: An goldy
Magnolia (Manolya) cinsi, yaklaşık 100 milyon yılı aşan geçmişiyle, çiçekli bitkilerin en eski gruplarından birini temsil eder. Bu soyun kökleri Kretase dönemine kadar uzanmaktadır. Bu olağanüstü uzun ömürlülük, manolyaların arılar gibi modern tozlayıcıların ortaya çıkışından çok daha önce evrimleştiği anlamına gelir. Onların fenomental hayatta kalma stratejisi, kadim mekanizmalarla ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır; bu bitkiler için temel tozlaşma etkenleri her zaman böcekler olmuştur. Bu erken dönem böceklerle etkileşimi sağlamak amacıyla manolyalar, bu böceklerin çiğneme faaliyetlerine dayanabilecek kalın, mumsu yaprakçıklara ve sağlam meyve kapsüllerine sahip olacak şekilde adapte olmuşlardır.
Bu bitki ile böcek arasındaki kalıcı ortaklık, bilim camiasına tarih öncesi ekolojik etkileşimleri doğrudan anlama fırsatı sunmaktadır. Fransız botanikçi Pierre Magnol’un (1638–1715) adını taşıyan bu cins, Montpellier Kraliyet Botanik Bahçesi’nin profesörü ve müdürüydü. Günümüzde cins, Doğu Asya’dan Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Doğada yaklaşık 240 türü barındıran bu cinsin yaklaşık yarısı tropikal bölgelerde yaşamaktadır. Araştırmacıların büyük çoğunluğuna göre, manolyaların köken merkezi Güneydoğu Asya bölgeleridir; Kuzey ve Orta Amerika ise ikincil bir merkez olarak kabul edilir.
Manolyanın çiçeğindeki ilkel yapı, onun evrimsel yaşını açıkça yansıtmaktadır; zira bu türlerin zirve yaptığı dönemde arılar henüz evrimleşmemişti. Çiçekler, meyve kapsüllerinin sertliği ile kendini gösteren şekilde, böceklerle tozlaşmaya adapte olmuştur; bu sertlik, böceklerin verebileceği zararı önler. Dahası, manolyalarda çanak yapraklar ve taç yapraklar arasında belirgin bir ayrım yoktur; bunun yerine, 6 ila 18 veya daha fazla sayıda olabilen ve sarmal olarak dizilmiş 'tepaller' adı verilen yapılar mevcuttur. Magnolia acuminata türüne ait fosilleşmiş örnekler yaklaşık 20 milyon yıl öncesine tarihlenirken, manolya ailesine ait diğer bulgular yaklaşık 95 milyon yıllık bir geçmişe ulaşmaktadır.
Böceklere odaklanan bu evrimsel yaklaşım, günümüzün rüzgarla tozlaşan ağaçlarından farklıdır. Manolyalar, bu 'beceriksiz tozlayıcıları' çekmek için büyük ve genellikle güzel kokulu çiçekler üretmeye enerji harcarlar. Ağız yapıları çiğnemeye adapte olmuş böcekler polen tüketebilir ve çiçek kısımlarına zarar verebilir; bu nedenle kalın, derimsi taç yaprakları bu muameleye karşı bir koruma görevi görür. İlginç bir gözlem olarak, tozlayıcı böceklerin daha az yaygın olduğu Avrupa'da Magnolia campbellii türü çoğunlukla pembe renklidir; oysa böceklerin bulunduğu Çin'de beyaz çiçekler baskındır.
Bugün yaklaşık 240 türü barındıran bu kadim hattın korunması, şaşırtıcı bir uyum yeteneğinin kanıtıdır. Kuzey Amerika'da Magnolia grandiflora'nın doğal yaşam alanı güneydoğu eyaletlerine yayılmıştır. Rusya'da yabanıl manolya, yalnızca Kuril Adaları'ndaki Magnolia obovata ile temsil edilir; ancak Kafkasya'nın Karadeniz kıyılarında ve Kırım'da iklim koşullarına adapte olmuş türler görülmektedir. Buzul çağlarını ve kitlesel yok oluşları atlatarak günümüze ulaşan bu canlılık, türün bitki dünyasında temsil ettiği direnci vurgulamaktadır.
9 Görüntülenme
Kaynaklar
radarmojokerto.jawapos.com
Wikipedia
My Modern Met
Encyclopedia.com
Caerhays Estate
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Sıradışı Cistanthe longiscapa Çiçeğinin Kuraklığa Dayanıklılığı Tarım Araştırmalarına Yeni Bir Yön Veriyor
Aslanağzı Çiçekleri, Arı Vızıltısına Tepki Olarak Nektar Hacmini ve Şeker Yoğunluğunu Artırıyor
Brezilya'nın Gece Florası: Gece Çiçek Açan Türlerin Tozlaşma ve Biyoçeşitliliğin Korunmasındaki Rolü
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?
Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
