İçsel Çalışmaların İlişki Başarısındaki Belirleyici Rolü
Düzenleyen: Olga Samsonova
Anlamlı bir beraberliğin temeli, bireyin kendi psikolojik yapısı üzerinde gerçekleştireceği derin bir içsel çalışmaya dayanır; bu süreçte öz sevgi ve özgüvenin inşası kritik bir öneme sahiptir. Bu içsel sağlamlık, kişinin dış dünyaya yaydığı enerjinin niteliğini doğrudan belirler. Araştırmalar, bireyin kendine yönelik tutumlarının, partner seçimini ve ilişki kalitesini şekillendirmede merkezi bir rol oynadığını göstermektedir.
Kişinin kendine yönelik olumsuz tutumları, ilişki dinamiklerini olumsuz etkileyen yansımalar yaratabilir. Örneğin, sürekli kendini değersiz gören bireyler, benzer düşük öz saygı düzeyine sahip partnerleri çekme eğilimini artırabilir. Bu durum, kişinin kendisine uyguladığı muamelenin, kurduğu ilişkinin niteliği üzerinde doğrudan bir belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.
Psikoloji literatüründe, yetişkin romantik ilişkilerdeki etkileşim kalıplarını tanımlamak için kullanılan bağlanma stilleri, erken çocukluk deneyimlerinden kök alır. John Bowlby'nin geliştirdiği bağlanma kuramına göre, bebeklikteki bakım verenle kurulan ilişki, yetişkinlikteki yakınlık kurma biçimimizi zemin hazırlar. İlişki arayışında aşırı acelecilik sergilemek, kaygılı veya kaçıngan bağlanma stillerini tetikleyebilir ve bu durum, duygusal ifade ile derin bağ kurma süreçlerini engelleyerek kişinin kendini sabote etmesine yol açabilir.
Gerçek bir bağlantının, ancak bireyin iç huzurunu ve mutluluğunu öncelikle kendi içinde bulmasıyla mümkün olduğu belirtilmektedir; zira bu pozitif enerji, başkaları için doğal bir çekim merkezi oluşturur. Öz-şefkatin ilişki doyumunu istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı analizlerle desteklenmektedir. İçsel şefkatle beslenen otantiklik, ilişkinin temel taşıdır; zira kişinin gerçek benliğini gizlemesi, yalnızca onu gerçek anlamda kabul edemeyecek kişileri kendine çekecektir.
Kastamonu Eğitim Dergisi'nde yayımlanan bir çalışmada, ilişkide otantikliğin dürüstlük ve yansızlık alt boyutları üzerinden ölçüldüğü belirtilmiştir. Kişinin partneriyle tartışma yaratacak konuları gündeme getirmekten kaçınması, otantiklikten uzaklaşmanın bir göstergesi olabilir. Bu bağlamda, bireylerin kendilerini tamamlamak yerine, mevcut bütünlüklerini sevgiyle zenginleştirecek bir ortaklık kurma bilincine varmaları esastır.
Bireyin kendi öz-değerini yeterli ve değerli hissetmesi, öz-şefkat ve benlik saygısı kavramlarıyla doğrudan ilişkilidir. Martin Seligman'ın mutluluk tanımına göre, temel karakter güçlerini belirlemek ve bunları günlük yaşamda kullanmak, hayata bütünlük ve heyecan katar. Bu içsel bütünlük, kişinin ilişkilerde daha dengeli ve sağlıklı sınırlar çizmesine olanak tanır. Romantik ilişkilerde tekrar eden sorunlar, çoğu zaman yüzeydeki davranışlardan ziyade, bireyin yakınlıkla kurduğu duygusal ilişkiyi şekillendiren bağlanma stiline dayanır. Bu nedenle, bireyin kendi bağlanma örüntüsünü fark etmesi, daha sağlıklı ve doyurucu ortaklıkların kapısını aralamak için güçlü bir dönüşüm aracıdır.
13 Görüntülenme
Kaynaklar
YourTango
richwomenlookingformen.com
YourTango
YourTango Experts
YouTube
Bu konudaki diğer haberlere göz atın:
Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.
