Sözsüz Temasın İlişki Sağlığı ve Duygusal Bağlarda Merkezi Rolü Araştırmalarla Destekleniyor

Düzenleyen: Olga Samsonova

Psikolojik araştırmalar, sözel iletişimin gölgesinde kalan fiziksel temasın, duygusal bağların sürdürülmesinde ve uzun süreli ilişki sağlığında merkezi bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz'a göre, fiziksel temas, oksitosin salgılanmasını artırarak stres seviyelerini düşürmekte ve genel iyilik halini desteklemektedir. Bu bağlamda, el sıkışmak veya omuza hafif bir dokunuş gibi jestler, özellikle çiftler yoğun stres dönemlerinden geçerken duygusal yakınlığı pekiştirmek adına hayati önem taşımaktadır.

Fiziksel etkileşimin cinsiyetler arasındaki algılanışı farklılık gösterse de temel işlevi benzerdir. Kadınlar için fiziksel temas yoluyla alınan ilgi, sinir sistemi uyarılmasını azaltarak güven ve arzu duygularını beslemektedir. Erkeklere yönelik araştırmalar ise, fiziksel teması kabul görme ve ilişkide kendilerini gerekli hissetme kanallarının başında gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu temas biçimleri, Dr. Gary Chapman'ın '5 Sevgi Dili' teorisinde de belirtildiği gibi, sevginin ifade edilme yollarından biri olarak kabul edilir ve bu durum cinsel yakınlıkla sınırlı değildir.

Sözsüz iletişimin bir diğer güçlü bileşeni olan 'göz teması' da varoluşsal bir onaylama işlevi görür. Nevark'taki Ohio Devlet Üniversitesi'nden sosyal psikolog James Wirth, göz temasının sosyal etkileşim sırasında duygular ve niyetler hakkında en güçlü bilgileri sağladığını belirtmiştir. Araştırmalar, partner tarafından yoğun bir şekilde bakılmanın, kişinin varlığının ve değerinin güçlü bir teyidi olabileceğini ve bu durumun fiziksel mevcudiyetle benzer bir etki yarattığını göstermektedir. Pozitif psikolojide 'göz teması', olumlu ya da olumsuz dikkat fark etmeksizin, öz-değer için gerekli olan temel bir tanıma birimi olarak tanımlanır.

Teknolojinin artan kullanımıyla fiziksel mesafelerin çoğaldığı günümüzde, özellikle erotik olmayan dokunuşların bilinçli kullanımı önem kazanmaktadır. Fiziksel temas eksikliğinin, sözel iletişim devam etse bile, boşluk ve kopukluk hislerine yol açabileceği belirtilmektedir. Yapılan bir çalışma, kadınların el ele tutuşmanın acılarını yüzde 34 oranında azalttığını göstermiştir. Bu tür basit ve anlık fiziksel temasların önceliklendirilmesi, otantik bağların korunmasında kilit rol oynamaktadır. Fiziksel yakınlığın ihmal edilmesi, duygusal soğukluğa ve özsaygı problemlerine neden olabilir; bu durum, Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz'ın da dikkat çektiği fiziksel temas eksikliğinin olumsuz etkileri arasındadır.

6 Görüntülenme

Kaynaklar

  • 7����.��

  • B17

  • Блог издательства «Манн, Иванов и Фербер»

  • Secrets-center.ru

  • Эквалибра

  • УНИАН

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.