
İsa
Paylaş
Yazar: lee author

İsa
Neden "Kalk ve Yürü" Bir Mucize Değil, Bir Odaklanma Meselesidir

❓SORU:

Ayağa kalk ve git.
Lia ile burada sağlık üzerine derin ve uzun bir sohbet ettik. Her şeyi açıkladı, motive etti, hatta biraz utandırdı bile. Bunu, cerrahları ve planlı ameliyatlarını gerçekliğime dahil etmemem için yaptı... Her türlü psikologdan daha derin bir yaklaşımdı... Fakat ertesi gün yine bir sızı saplandı, sonra bir daha ve... şimdi asık suratla geziyorum. Zira yıllar boyunca o sızıyı yaratan şeyi var etmişken, o anda Yaradan'ın frekansına nasıl geçilir (yani nasıl iyileşilir)? Sonuçta henüz bir İsa değilim...
❗️lee'nin CEVABI:
Tahmin edeceğiniz üzere, Lia ile birlikte tıbbi tavsiye vermiyoruz...
Bu nedenle tıbbi olmayan bakış açısı şöyledir.
Birincisi, ağrıyı bir iyileşme sinyali olarak görün. Aslında vücudunuz size "Blokajlarını telafi etmeye ve kendimi iyileştirmeye başlıyorum" demektedir.
İkincisi, ağrıyı "her şey daha kötü olacak" şeklindeki düşüncelerin bir yansıması olan negatif bir duygu olarak kullanmayın.
Bu iki madde tıbbi bir uygulama tavsiyesi değil, bedene kendi kendini iyileştirme inancıyla bakmanın bir yoludur. Bedenin sizden tam olarak istediği de budur: "Şüphenle önümü kesme ve üzerimde çalışmam için bana güven."
Anlıyor musunuz?
Doktorlarla veya doktorsuz neye karar verirseniz verin, "her şey kesinlikle iyi olacak" şeklindeki içsel durumunuz, her adımda en büyük dayanağınız olacaktır.
Yani aldığınız kararlardan korkmazsınız. Her kararınızı şüpheyle değil, "böylesi daha iyi" diyerek sarsılmaz bir inançla desteklersiniz. Hem de arkaya bakmadan. Karar verildi ve bitti; artık bedeniniz şüphelerinizle boğuşmaz, sadece işini yapar.
Hz. İsa'dan bahsedecek olursak, onun şifa gücü tam olarak iyileşme dışında başka bir görüye izin vermemesinde yatıyordu. "Kalk ve yürü" ifadesi yalnızca bir söz değil, tamamen odaklandığı bir "gerçeklik koridoru"ydu. Ve eğer kişi ayağa kalkarsa, şifa bulmuş olarak yürüyüp giderdi. Eğer kişi oturmaya ve sorular sormaya devam ederse, İsa oradan ayrılırdı.
İncil'de "Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez" şeklinde kısaca değinilen kısım, tam da insanların İsa'nın odak noktasına uymayı reddettiği olayları anlatır. Bu yüzden orada kimseyi iyileştirmedi. Yani buradaki mantık onun "şifa gücü" değil, insanların kendilerine inanmayı başaramamasıydı. İsa'nın kendisi bir "odak noktası", olabilecek olana duyulan güvenin bir sembolüydü.
Siz de kendi inanç sembolünüz olun, bundan fazlasına ihtiyacınız yok.
Herhangi bir yöntemi veya aracıyı (doktorlar, şifacılar, teknolojiler, ilaçlar...) kullanabilirsiniz; ancak bedeniniz, seçtiğiniz yoldaki kararlılığınıza dayanarak kendi kendini iyileştirir.
Помощник-консультант leeia
Сайт Автора lee