❓ SORU:
Bir insanın yüksek titreşimlere uzun süre dayanamayacağı, yani uykudan uyanıp öz benliğine kavuştuktan sonra az uyuyup çok eylemde bulunduğu için bedeninin daha hızlı yıprandığı doğru mu?
❗️ lee'nin CEVABI:
İşleyiş bu şekilde değildir. Yüksek titreşimlere doğru gerçekleşen ani bir sıçrama, gizli kalmış negatif frekansları tetikler. Bedende kargaşaya, ruhta ise korkuya sebep olan tam da bu frekanslardır.
Ayrıca, mevcut yoğunluk seviyesinin üzerindeki radikal bir frekans artışı vücut tarafından desteklenmez. Kararlı enerji kanallarından oluşan bir kapsama alanı henüz oluşmamışsa, yüksek frekanslar sadece üzerinizden geçip gider.
Bugün vecid hali olarak hissettiğiniz şey, yüksek frekans seviyenizin tavan noktasıdır. Bu durumun genellikle kısa ve anlık bir zirve şeklinde olmasının nedeni, psikolojinin hasar görmesini engellemek ve negatif frekansların devreye girmesine izin vermemektir.
Vücudun genel frekans hızı arttıkça bir dönüşüm (mutasyon, evrim) evresi başlar ve ardından enerji yapısı daha yüksek bir seviyede sabitlenir. Bu gerçekleştiğinde hem psikolojik yapı hem de birçok başka faktör değişir. Sonuç olarak, eski tavanınız artık yeni tabanınız haline gelir. Artık mevcut "normallik" bir acı olarak değil, "orada kendimi konforlu hissetmiyorum" şeklinde bir duyguyla karşılanır.




