Malabar'daki Dev Yağ Kütlesi: Derinliklerde Operasyon ve Kıyı Şeridi İçin Yeni Koruma Stratejisi

Düzenleyen: Inna Horoshkina One

More foul-smelling balls wash up on Sydney beaches

Sydney kıyılarında, kentsel altyapının okyanusla doğrudan temas kurduğu ve adeta şehrin atıklarıyla yüzleştiği kritik bir nokta bulunmaktadır: Malabar derin deniz deşarj hattı. Bugünlerde bu bölgedeki sessizlik, altyapı sisteminden gelen alarm sinyalleriyle bozulmuş durumda.

23 Şubat 2026 tarihinde, Yeni Güney Galler Çevre Koruma Kurumu (EPA NSW), Sydney Water şirketine devasa bir "fatberg" yani donmuş yağ kütlesini ortadan kaldırması için resmi bir talimat gönderdi. Yağlar, gresler ve mutfak atıklarının (FOG) birleşmesiyle oluşan bu devasa kütlenin hacminin, yaklaşık dört Sydney belediye otobüsü büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor.

Bu düzenleyici müdahale bir boşlukta gerçekleşmedi; aksine, sistemin bu özel noktası son dönemdeki kirlilik olaylarının merkezinde yer alıyor. Ekim 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında (ve sonrasındaki dalgalanmalarda) Sydney plajlarının kapanmasına neden olan ve kamuoyunda "atık topları" olarak bilinen kirlilik dalgasının muhtemel kaynağı olarak bu bölge işaret ediliyor.

Sydney Water bünyesindeki uzmanlar tarafından geliştirilen hipoteze göre, atık yağlar sistemin erişimi son derece güç olan "ölü bölgesinde" birikerek zamanla tehlikeli bir boyuta ulaştı. Bu durum, biriken malzemenin aniden serbest kalarak denize organik atık ve çöp parçaları halinde yayılmasına neden olan "kayma olaylarını" tetikliyor.

Derinlerdeki bu bölgeye erişim imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle operasyon "yüksek riskli" kategorisinde tanımlanıyor. Kıyı şeridinde oluşabilecek çevresel felaketler ve sistemin işleyişi göz önüne alındığında, deşarjın tamamen durdurulması seçeneği ise kabul edilemez bir risk olarak değerlendiriliyor.

EPA tarafından yayınlanan yeni talimatname, sadece mevcut kirliliğin temizlenmesini değil, aynı zamanda yeni bir risk yönetim mantığının devreye alınmasını da şart koşuyor:

  • Malabar Derin Deniz Deşarjı bölgesindeki yağ kütlesinin ve birikmiş atıkların acilen temizlenmesi.
  • Nisan 2026'dan itibaren başlamak üzere üç yıl boyunca en az 18 kapsamlı denetim gerçekleştirilmesi.
  • Kıyıya vuran kirliliklerin tekrarlanmaması için yeni nesil çöp yakalama teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanması.
  • Yapay zeka destekli izleme sistemleri ve ileri mühendislik modellemeleriyle kirlilik dinamiklerinin takip edilmesi.

Yeni Güney Galler Üniversitesi (UNSW) tarafından yürütülen bilimsel araştırmalar, kıyıya vuran bu kirlilik toplarının sadece denizden gelen rastgele maddeler olmadığını ortaya koydu. Yapılan analizlerde, mutfak yağları ve sabun kalıntıları gibi kentsel atık sulara özgü belirteçler net bir şekilde tespit edildi.

Bu bulgular, meselenin sadece teknik bir arıza değil, kentin günlük alışkanlıklarının altyapı üzerindeki ağır baskısı olduğunu gösteriyor. Restoranlardan ve evlerden gelen yağ atıkları, bir zamanlar yeterli olduğu düşünülen bu devasa sistemi artık kapasitesinin sınırlarına zorluyor.

Yaşanan krizin boyutları karşısında eyalet yönetimi, Malabar Sistemi için 10 yıllık bir süreci kapsayan 3 milyar Avustralya doları tutarında devasa bir modernizasyon programı başlattı. Bu yatırım, derin deniz deşarjları üzerindeki baskıyı azaltmayı ve benzer çevre felaketlerinin tekrarlanma riskini minimuma indirmeyi hedefliyor.

Eskiyen altyapının artan nüfus ve sertleşen iklim koşullarıyla karşı karşıya kaldığı bu süreçte, okyanus aslında sistemin zayıf noktalarını gösteren bir ayna görevi görüyor. Bu durum, kentsel sorumluluğun sadece karada bitmediğini, derinliklerde de devam ettiğini kanıtlıyor.

Okyanus, bizim görmezden geldiğimiz tüm atıkları dev bir düğüm haline getirerek bize geri sundu. Bu olay, sorumsuzluğun asla yok olmadığını, sadece form değiştirerek karşımıza çıktığını gösteriyor. Deniz bu çöpleri sindirmedi; aksine, onları birer kanıt olarak kıyıya geri fırlattı.

Artık temel soru kirlilik izlerinin nasıl silineceği değil, bu kentsel "tümörün" oluşumunun nasıl kalıcı olarak durdurulacağıdır. Sorunu sadece yüzeysel çözümlerle kapatmak yerine, bu kütleyi besleyen günlük alışkanlıklarımızı değiştirmek ve altyapıyı modern çağa uygun hale getirmek zorundayız.

Sorumsuzluk da bir kirlilik biçimidir ve başlangıçta görünmez olması onun tehlikesini azaltmaz. Eğer temiz bir kıyı şeridi ve sürdürülebilir bir gelecek istiyorsak, sorunları derinliklere saklamayan şeffaf ve somut eylemlere ihtiyacımız var.

4 Görüntülenme

Kaynaklar

  • The Guardian

  • The Guardian

  • The Guardian

  • SSBCrack News

  • IFLScience

Bir hata veya yanlışlık buldunuz mu?Yorumlarınızı en kısa sürede değerlendireceğiz.