ABD, FBI Direktörü Kash Patel'in kişisel e-posta hesabını hackleyen İranlı hackerların yakalanması karşılığında 10 milyon dolarlık bir ödül açıkladı.
2026 yılının Mart ayı sonlarında, dijital dünya İran İstihbarat Bakanlığı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Handala Hack Team'in gerçekleştirdiği iki büyük siber saldırıyla sarsıldı. Bu grup, savunma sanayisinin devi Lockheed Martin çalışanlarının verilerini hedef alırken, aynı zamanda FBI Direktörü Kash Patel'in kişisel e-posta hesabına sızmayı başardı. Bu olaylar, ABD hükümetinin tanımlanamayan hava fenomenleri (UAP) konusundaki şeffaflık adımlarıyla aynı döneme denk geldi. Hatırlanacağı üzere, Şubat 2026'da Başkan Donald Trump, Pentagon ve diğer federal kurumlara, insan dışı zeka ve anomalilere dair dosyaların gizliliğini kaldırma talimatı vermişti. Beyaz Saray'ın alien.gov ve aliens.gov gibi alan adlarını tescil etmesi, bilim dünyasında ve medyada büyük bir yankı uyandırmıştı.
Hacker grubu Handala Hack, Lockheed Martin'i hacklediğini iddia ediyor.
Lockheed Martin, uzun süredir insan dışı teknolojilere yönelik gizli tersine mühendislik programları yürüttüğü iddialarının odağında yer alıyor. Bu iddialar, 2023 yılında eski istihbarat görevlisi David Grusch'un Kongre önünde yeminli ifade vermesiyle büyük bir ivme kazanmıştı. Grusch, dünya dışı araçların ele geçirilmesi ve incelenmesi için yürütülen gizli projelerde Lockheed Martin'in ünlü Skunk Works birimi gibi özel savunma yüklenicilerinin kilit katılımcılar olduğunu öne sürmüştü. Merhum Senatör Harry Reid gibi isimler bu anlatıları desteklese de, Pentagon ve Tüm Alanlarda Anomali Çözüm Ofisi (AARO), dünya dışı materyallerle ilgili herhangi bir programın varlığını kesin bir dille reddetmeye devam ediyor. Buna rağmen konu, kamuoyundaki ifşa tartışmalarının merkezinde kalmaya devam ediyor.
İranlı hacker grubu Handala Hack, Lockheed Martin'i hackledi ve FBI Direktörü Каша Пателя'nın kişisel fotoğraflarını da hackledi.
27 Mart 2026 tarihinde Handala kolektifi, FBI Direktörü Kash Patel'in kişisel Gmail hesabını ele geçirdiğini duyurdu. Bilgisayar korsanları, Patel'in 2010 ile 2019 yılları arasındaki dönemine ait 300'den fazla arşivlenmiş e-postayı, kişisel fotoğrafları ve profesyonel özgeçmişini sızdırdı. Sızdırılan yazışmalar Patel'in Adalet Bakanlığı'ndaki görev süresine dair detaylar içerse de, hem FBI hem de Adalet Bakanlığı, devlete ait hiçbir gizli bilginin tehlikeye atılmadığını teyit etti. FBI sözcüsü Ben Williamson, ihlalin yalnızca kişisel bir hesapla sınırlı olduğunu ve veri sızıntısından kaynaklanabilecek güvenlik risklerini en aza indirmek için kapsamlı önlemlerin devreye alındığını belirtti.
Patel sızıntısından sadece yirmi dört saat önce Handala, Lockheed Martin'in Orta Doğu'da, özellikle de İsrail'de görev yapan 28 üst düzey mühendisinin kişisel bilgilerini ele geçirdiğini iddia etti. Grup, bu çalışanların isimlerini ve iletişim bilgilerini yayınlayarak, bölgeyi 48 saat içinde terk etmemeleri halinde fiziksel zarar göreceklerine dair ciddi bir tehdit savurdu. Ayrıca korsanlar, F-35 savaş uçağı programına ilişkin hassas teknik belgelerin de çalındığını ima ettiler. Ancak Lockheed Martin, kurumsal altyapılarında herhangi bir sızma izine rastlanmadığını belirterek bu iddiaları hızla yalanladı. Şirket temsilcisi, operasyonlarının, sistemlerinin ve verilerinin tamamen güvende olduğunu ve sızma iddialarından etkilenmediğini vurguladı.
Bu saldırılar, daha önce Amerikan tıbbi teknoloji firması Stryker'ı da hedef alan Handala'nın daha geniş kapsamlı bir saldırı dalgasının parçası olarak değerlendiriliyor. Check Point gibi siber güvenlik uzmanları, grubun taktiklerinin teknik aksaklıktan ziyade psikolojik etki yaratmaya yönelik olduğunu ifade ediyor. UFO araştırma topluluğu içinde, Lockheed Martin saldırısının zamanlaması, doğrudan bir kanıt olmasa da hükümetin gizliliği kaldırma çabalarıyla ilişkilendirildi. Siber savaş ile UAP anlatısının kesişmesi, dijital ihlallerin devlet sırları ve kurumsal örtbaslar merceğinden görüldüğü benzersiz bir ortam yarattı.
Mart 2026'da yaşanan olaylar, sofistike hibrit savaş çağında kişisel hesapların ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha kanıtladı. Resmi UAP ifşa süreci devam ederken, bu tür siber olaylar, gerçekte hiçbir devlet sırrı ifşa edilmese bile gizli tersine mühendislik programlarına dair teorileri beslemeye devam ediyor. FBI ve büyük savunma şirketleri güvenlik protokollerini agresif bir şekilde güçlendirse de, bu ihlaller jeopolitik siber çatışmalar ile modern çağın en büyük gizemlerine olan toplumsal ilgi arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını gösteriyor. Durum, dijital çağda kişisel verilerin çok daha büyük ideolojik ve enformasyonel savaşlarda bir silaha dönüşebileceğini hatırlatıyor.